menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşırı Paylaşımın Gölgesinde Sosyal Çöküş: DEHB, Anksiyete ve Sos-Yal(ın) Medyanın Yalnızlığı

12 0
28.12.2025

Bir asır evvel ‘âletler kalbimizi dumura uğratıyor’ diyen bir Üstâd’ın uyarısı, bugün ekranların gölgesinde daha yüksek sesle yankılanıyor. Biz ise hâlâ ‘bağlanıyoruz’ sanırken aslında yalnızlaşıyoruz – hem kendi içimizde, hem de en yakınlarımızla. Bu yazı, modern çağın en sinsi tuzağını anlatıyor: Görünüşte ‘sosyal’ olanın, bizi nasıl ‘yal(ın)’ bıraktığını.”

Günlük sohbetlerde yeni tanıştığımız biriyle derin sırlarımızı dökmek, sonra pişmanlık ve utanç hissetmek...

Bu, birçok insanın ara sıra yaşadığı bir durum. Ancak DEHB'li bireyler için bu, kronik bir döngüye dönüşebiliyor: Düşünmeden konuşmak (oversharing), ardından gelen yoğun kaygı ve sonunda sosyal ilişkilerden kaçınma, hatta tam bir sosyal çöküş.

DEHB'nin dürtüselliği, beynin fren mekanizmasını zayıflatıyor. Akla geleni hemen söyleme eğilimi, sosyal sınırları aşmaya yoluyor. Araştırmalar, DEHB'li yetişkinlerin büyük kısmında oversharing'in yaygın olduğunu gösteriyor. Çünkü sosyal ipuçlarını okumada zorluk yaşanıyor; karşındakinin rahatsızlığını fark etmeden konuşma uzuyor.

Bu tabloyu ağırlaştıran ise anksiyete bozuklukları. DEHB'lilerin yarısına yakınında sosyal anksiyete eşlik ediyor. Sessizliği doldurma ihtiyacı veya reddedilme korkusu, aşırı paylaşımı tetikliyor. Kısa vadede rahatlama sağlasa da, sonrasında "vulnerability hangover" geliyor: Utanç, pişmanlık ve daha derin kaygı.

Burada kritik rol oynayan Rejection Sensitive Dysphoria (RSD) – reddedilme hassas disforisi. DEHB'nin sık görülen bir eşlikçisi........

© Risale Haber