Eşitlik Adalet Değildir, Hak Adalettir
Hakikatin çoğu zaman gölgede kaldığı bir çağda “eşitlik” kelimesi neredeyse her tartışmanın merkezine yerleşti.
Herkese aynı pay, aynı muamele, aynı sonuç…
Fakat Risale-i Nur, bu yaygın anlayışın ardındaki yanılgıyı tek bir cümleyle ortaya koyuyor: Eşitlik adalet değildir; adalet, hakka göre muameledir.
Bu ölçü, adaletin eşitlikten çok daha derin bir hakikat olduğunu gösteriyor.
Çünkü eşitlik, görünüşte herkesi aynılaştırır; adalet ise her insanı kendi hakkıyla buluşturur.
Eşitlik: Görünüşte Düzlük, Gerçekte Dengesizliktir
Eşitlik, ilk bakışta düzenli ve cazip bir fikir gibi görünür. Fakat insanlar aynı değildir; fıtratlar, kabiliyetler, sorumluluklar, emekler ve zararlar birbirinden farklıdır. Bu farklılıkları yok sayan bir eşitlik, çoğu zaman adaletsizliğe kapı aralar.
Bir iş yerinde herkesin aynı ücreti alması eşitliktir; fakat emek ve risk farklıysa bu adalet değildir. Bir mahkemede herkese aynı cezanın verilmesi eşitliktir; fakat suçun kastı ve zararı değişiyorsa bu zulümdür.
Eşitlik, çoğu zaman hakkı yerinden oynatır; ölçüyü bozar, dengeyi gölgeler.
Hak: Adaletin Fıtrî Temeli
Adalet, eşitlikten değil hakikatten doğar.
Hakikat ise fıtratın ölçüsüdür.
Her insanın yaratılışında bir pay, bir denge, bir hak vardır.
Adalet, herkese aynı şeyi vermek değildir.
Adalet, herkese kendi hakkını vermektir.
Ne eksik ne fazla.
Adalet-i Mahza: Ferdin Hakkını Feda Etmeyen Ölçü
Risale-i Nur’un adalet anlayışının merkezinde adalet-i mahza........
