90'lar esintili yeni taktik: Sevimli yüzlerine aldanmayın
Büyük gözler, tombul yanaklar, tüylü bir gövde… Üzerine istediğiniz kıyafeti giydirebildiğiniz, adını kendiniz koyabildiğiniz küçük bir karakter.
Görünüşü, çantalara takılan Labubu oyuncaklarını hatırlatıyor. Meziyetleri ise saymakla bitmiyor: e-postalarınızı okumak, randevularınızı düzenlemek, sizin adınıza alışveriş yapmak...
Teknoloji şirketleri, giderek daha fazla işimizi üstlenmesini istedikleri yapay zekaya sevimli bir yüz veriyor. O yüzle kurduğumuz ilişkinin, arkasındaki sisteme ne kadar güveneceğimizi etkilemesi çok olası…
Şimdi bu yardımcıların neler olduğuna bakalım:
Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın sahibi Meta, 8 Eylül’de Muse adlı kişisel yapay zeka ‘aracı’sını duyurdu. ‘Aracı’ ifadesi burada önemli: Kullanıcının verdiği görev için uygulamalara bağlanabilen, internet sitelerinde dolaşabilen ve işlem yapabilen bir sistemden söz ediyoruz.
Örneğin seyahat hazırlığı yaparken seçenekleri araştırabiliyor, gerekli formları doldurabiliyor, rezervasyon sürecini yürütebiliyor. Kullanıcı uygulamayı kapattıktan sonra da görev üzerinde çalışmayı sürdürebiliyor. Bunun için kendisine ait bir sanal bilgisayarı bulunuyor.
Muse’un maskotunun adı Jolly. Tüylü, yuvarlak hatlı, giydirilebilen bir karakter. Meta, 23 Eylül’deki Connect etkinliğinde bu ilişkiyi telefon ekranından çıkaracak Muse Charm adlı cihazı da gösterdi. Cebe sığan cihaz üzerinden yapay zekayla sesli iletişim kurulabilecek. Görünümü, doksanlarda çocuk olanların besleyip büyüttüğü sanal evcil hayvan Tamagotchi’yi çağrıştırıyor.
Muse’un ardından 29 Eylül’de OpenAI, Dots’u tanıttı. Dots da kullanıcının bağladığı uygulamalarla çalışabilen, işleri takip eden ve kendisine ait bulut bilgisayarını kullanan yapay zeka aracıları. Onlara da ad verilebiliyor,........
