Kör inat, kof kibir!
Antalya'da yaşananlar sürpriz değil. O filmin fragmanı Kasımpaşa maçında dönmüştü zaten. Evinde, küme düşme hattında gezinen Kasımpaşa'ya 90 5’te gol atıp maçı kazandığını sanan, 90 11’de 10 kişilik rakibinden gol yiyen bir takımın hikayesi, tesadüf veya şanssızlık diye geçiştirilemez.
Antalyaspor karşısında 2-0 geriye düşmek, sonra 2-2’yi bulup 90 7’de direğe takılmak... Bunlar da kaderin cilvesi değil. "Topun canı vardır" derler, bazen içeri girmek istemez direğe çarpar, evet. Ama şans, iyi plan yapanın kapısını daha sık çalar. Sürekli aynı yerden yara alıyorsan, sorun şansta değil, tercihlerdedir.
Fenerbahçe, Antalyaspor'a karşı maçı neden bu noktaya getirdiğini sorgulamadıkça, bir adım öteye gidemez. Gidemiyor da.
Bu trajikomik senaryoları "şanssızlık" kisvesi altında aklamak ya da "Kader bize gülmüyor" arabeskine sığınmak, 11 yıllık derin şampiyonluk hasretinin ta kendisi aslında.
"Hakemler Galatasaray'ı itiyor" nidaları ya da "Penaltımız es geçildi" serzenişleri, tribünlere oynayanların cebindeki delik kuruşlardır, şıngırdar ama bir değer yaratmaz.
Gerçekler basit........
