Fakirleştiren büyüme
Bazı temel gerçekleri tekrardan hatırlamakta ve insanlara da hatırlatmakta fayda var. Toplumun geneli ekonomi bilgisi açısından yeterli olmayabilir ve herkes de finansal okuryazarlığa sahip olmak zorunda değildir haliyle.
İlk olarak enflasyon düşüşünün fiyatların azalması anlamına gelmediğini hatırlatmak gerek. Enflasyonun düşmesi, fiyat artış hızının yavaşlaması anlamına geliyor. Bizim yaşadığımız örnekte, enflasyon kağıt üzerinde geçmiş yıllara göre oransal olarak hayli düşmüş gözükse de bunun sokaktaki vatandaş tarafından algılanamaz olması, hatta tam tersi şekilde enflasyonun arttığı zannına kapılınması gibi bir durum söz konusu.
Enflasyon düşüyor ancak fiyat artışları oransal olarak gerilese de daha yüksek fiyat seviyeleri üzerinden gerçekleşiyor ve dolayısıyla da halkın nazarındaki miktarsal zamlar da yine yüksek tutarlar teşkil ediyor.
Mesela, 100 liralık bir mal yüzde 40 enflasyonla varken 140 lira olurken, enflasyon yüzde 30’a düştüğünde yani 10 puanlık bir düşüş olduğunda bile 140 liradan 182 liraya yükseliyor. Yüzde 40 enflasyon varken 40 liralık artış varken, yüzde 30’a düşen enflasyonda fiyat artışı 42 liraya çıkıyor. Elbette ki “ücretler de artıyor ama” denebilir. Fakat ücretlerdeki artış yılda 1 kere, o da reel geliri artıracak şekilde bile değilken, insanların muhatap oldukları mal ve hizmetlerin fiyatları 1 senede defalarca artıyor. Fiyatların bu denli hızlı değiştiği bir ortamda ücretler aynı hızda artmayınca, insanların........
