We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Mursi’nin ölümü üzerinden dış politikamıza bakış

1 1 0
24.06.2019

Bir devletin dış siyaseti ile iç siyaseti bir bütündür. Dış politikadaki başarı ülke kamuoyunun desteği ile büyük güç kazanır. Halka, meseleleri doğru bir şekilde anlatmak hem ahlaki açıdan zorunluluktur hem de takip edilecek siyaset için bu yolla milletin desteği sağlanır. Burada en önemli husus meselenin doğru olarak anlatılmasındadır. Ancak bu olursa kamuoyu bir bütünlük içinde davranacaktır. Dolayısıyla dış politika ile iç siyaset her türlü günlük davranışlardan uzak bir şekilde iş birliği yapmak zorundadır.

Politik bütünlüğün ilk şartı, millî meselelerin iç siyasetin söylemlerinin konusu yapılmamasıdır. Hem iç siyasetin popülist zemini buna müsait değildir hem de iç siyasi şartlar çabuk değişebilir.

Hâlbuki dış siyasi meseleler uzun yıllara yayılır. Yöneticiler değişse bile devletin takip ettiği politikalardaki hedef değişmez. Ancak değişen şartlara uyum sağlanabilir. Ama hiçbir yönetici kendinden önce olanları yok sayarak, sadece kendi düşüncelerine göre siyaset izleyemez. İdeolojisi ile millî meselelerin hedefleri çatıştığında, ideoloji ortadan kalkacaktır. Aksi takdirde millî menfaatler zarar görecektir. Bu zararların telafisi çoğu zaman da mümkün olmaz.

Değişime yüklediğiniz anlam, hedefe dair ise hayır değişemez, yoldaki yürüyüşümüze dair ise evet, değişebilir. Peki, biz nasıl yaptı k? Bunun için yüzyılın başında yazılanlara bakarak daha sağlıklı değerlendirme yapabiliriz.

Bugün siyasette çok önemli rol oynayan Ömer Çelik, Sabah gazetesindeki köşesindeki 17.12.2003 tarihli yazısında(1), “Siyasetin güçlü olduğu yerlerde, siyasetin perspektifleri devlet mekanizmasının ve fikriyatının esnekliğini artırır. Siyaset zayıfsa, devletin kurumsal refleksleri ve fikriyatı içe doğru kapanır ve daralır. Devletin siyasal alana belli konularda tek politik seçenek sunması veya siyasetin ‘devlet politikası’ adı altında tek tipçi bir yol izlemesi ise ‘siyasetsizleşme’nin varlığına işaret eder.(…) Böyle olunca da siyasetin ‘milli dava’ statüsü kazanmış konunun çeşitli boyutlarını yeniden........

© Milli Devlet