Kimse bakmazken
Dünyanın büyük hesapları çoğu zaman gözümüzün önünde yapılmıyor.
Ülkeler güvenliklerini, sınırlarını, enerji yollarını ve önlerindeki günleri hesaplıyor. Bir masada alınan kararın etkisi binlerce kilometre ötede hissediliyor. Bir deniz yolundaki daralma başka bir ülkede fiyatlara, bir coğrafyadaki gerilim dünyanın bambaşka bir yerinde insanların günlük hayatına dokunuyor.
Aynı dünyanın içinde bir insan, telefonuna gelmeyen cevabı düşünüyor.
Bir başkası, gün içinde söylenmiş tek bir cümleyi zihninde defalarca yeniden kuruyor. Bir diğeri, kendisi hakkında söylenen bir sözü günün geri kalanına ağır bir yük gibi taşıyor.
Bir yanda sınırların, enerji yollarının hesapları; diğer yanda bir mesajın geç gelmesi, bir telefonun çalmaması, bir arkadaşın aramaması yahut bir başkasının hakkımızda ne düşündüğü... Dünyanın geleceği üzerine devasa denklemlerin kurulduğu bir günde insan, kendi zihninde tek bir cümlenin hesabını saatlerce tutabiliyor.
Üstelik o cümlenin sahibi, söylediğini belki de çoktan unutmuş oluyor.
İnsanın zihni, dışarıda küçük görünen bir meseleyi içeride büyütebilme, adeta bir kasırgaya çevirebilme kudretine sahip. Bir ülkenin önündeki yılları hesaplayan aklıyla, kendi hayatındaki tek bir bakışa takılıp kalan insan aynı dünyanın içinde nefes alıyor. İnsan neye, ne kadar yer ayıracağını seçemediğinde, asıl önemli olanı kendi elleriyle geri plana itebiliyor.
Asıl kayıp da tam burada başlıyor.
Bizi yanlış anlayan birini ikna etmeye çalışıyoruz. Uzaklaşan birinin neden uzaklaştığını çözmeye uğraşıyoruz. Bize verilmemiş bir değerin hesabını kendi içimizde tutuyor; bir........
