Beş mi, Keşmekeş mi?
Birleşmiş Milletler kürsüsü, dünyanın güç dengelerini olduğu kadar adalet arayışını da görünür kılıyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın 81. Genel Kurul’daki hitabı, hakikati söylemenin çoğu zaman cesaret ve bedel gerektirdiğini hatırlattı. Biz gençlere düşen ise haksızlığa alışmadan bu mesuliyeti yarına taşımak.
Beş ülkenin imtiyazıyla şekillenen bir düzende adalet arayışı hâlâ insanlığın önündeki en büyük meselelerden biri. İbn Haldun’dan Sezai Karakoç’a uzanan düşünce mirasımız, gücü anlamayı, adaleti gözetmeyi ve hakikatin izini kaybetmemeyi öğütlüyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın BM kürsüsündeki itirazı da gençlere bu fikrî ve ahlaki mesuliyeti hatırlatıyor.
Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından insanlığın aynı yıkımı bir daha yaşamaması ümidiyle kuruldu. Barışı korumak, devletlerarasındaki ihtilafları hukuk zemininde çözmek ve müşterek bir nizam tesis etmek için oluşturulan bu yapı, aradan geçen seksen yılı aşkın sürede vicdan ile güç arasındaki en çetin imtihanlardan birinin merkezine yerleşti. New York’taki salona bakınca insanlığın müşterek aklını görmeyi umuyor insan. Dünyanın hemen her ülkesinden devlet başkanları, diplomatlar, bayraklar… Masalardaki ülke isimleri farklı, kürsü tek. O kürsünün kıymetini ise oraya kimin çıktığından ziyade, orada hangi hakikatin ne kadar cesaretle söylenebildiği belirliyor.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasını dinlerken zihnimde en fazla bu kaldı. Gazze’den Güvenlik Konseyinin yapısına, uluslararası hukuktan gelir adaletsizliğine, yapay zekâdan yeni güç mücadelelerine uzanan hitabın merkezinde cevabı hâlâ aranan eski bir sual vardı. Güç mü hukuka tâbi olacak, yoksa hukuk gücün müsaade ettiği kadar mı yaşayacak?
BEŞ ÜLKENİN İMTİYAZI, DÜNYANIN İTİRAZI
Cumhurbaşkanı’nın yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” sözü, beş ülkenin imtiyazına yönelirken adalet iddiasıyla güç tahakkümü arasındaki çelişkiyi de görünür kılıyor. 190’dan fazla devletin yer aldığı bir teşkilatta beş ülkenin sahip olduğu veto imtiyazı, temsil ile kudret arasındaki uçurumu önümüze seriyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da BM kürsüsünde Güvenlik Konseyinin bu anlayış ekseninde yeniden ele........
