Ay Sonu Hesabı
Önceden ay sonunu getirmek için hesap kitap yapılırdı, yani bir hesap meselesiydi bu durum bir bakıma. Şimdilerde ise bu durum bir başarıya dönüştü. Ay sonuna ulaşabilirsen bir başarı elde etmiş oluyorsun. Tabii, borçsuz değil ama en azından bir şekilde ayakta kalmanın duygusu iyi hissettiriyor. Önemli bir işten teklif almış gibi, büyük bir başarı elde etmiş gibi anlattım bu durumu. Maalesef Türkiye’de yaşamak tam olarak böyle hissettiriyor. Öyle ki, bir kesim ay sonu hesabı yaparken diğer kesim otellerin yıldızlarını araştırıyor. Aradaki makas öyle bir açıldı ki kapanması mümkün dahi görünmüyor. Girift bir hayatın içinde sürüklenip gidiyoruz. Gündemimiz bile anında değişiyor. Hangi birine yetişilir bilemiyoruz. Tüm bu kaosun içinde ekonominin durumu ise çalkantılı.
Markete, pazara, manava giderken elimizdeki liste genelde aynıdır. Alınacaklar belli olur, bir liste çıkarılır ama o listenin fiyatı sürekli değişir. Ne kadar tuttuğunu hesaplamaktan önce nelerden vazgeçebiliriz ona bakıyoruz. Mesele sadece çarşı pazardaki fiyatların artması değil, asıl mesele hayat pahalılığı.
Kiralar, faturalar, ulaşım, eğitim, sağlık, okul masrafları, mutfak masrafları derken fatura epey kabarıyor. Marketten söylenerek çıkarız ama konu sadece market değil.
Artık insanlar hayat standardını yükseltmekten ziyade mevcut standardı korumanın derdine düşüyor. Tatile gitmeyi bırakıyorlar, dışarıda yemek yemiyorlar, yeni elbise almıyorlar, markette daha ucuz ürünleri araştırıyorlar, tek tek........
