menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mazlum Abdi: SDG’nin Suriye ordusuna katılımı bu ay tamamlanacak

16 0
yesterday

Son güncelleme: 23 Ağustos 2026 -

Mazlum Abdi: SDG’nin Suriye ordusuna katılımı bu ay tamamlanacak

23 Ağustos 2026 Pazar

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Rûdaw’a konuşan Demokratik Suriye Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecinin bu ay tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi. Abdi, Kürtçe eğitimin devamından Türkiye ile ilişkilere, ABD ve Avrupa’nın tutumundan Rojava’daki siyasi geleceğe kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.

Demokratik Suriye Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Rûdaw’a verdiği özel röportajda SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecinin bu ay içinde tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Abdi, sürecin geciktiğini belirterek gecikmenin hem Şam’dan hem de kendilerinden kaynaklandığını söyledi.

Abdi, 29 Ocak Anlaşması’nın Kürtler açısından tüm beklentilerini karşılamadığını ancak Suriye devleti içerisinde Kürtler için bir statü oluşturduğunu söyledi. Abdi, anlaşmanın anayasal güvenceye kavuşması için ise mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.

“Kürt gençlerinin kendi bölgelerinde askerlik yapabilmesi hedefleniyor”

SDG’nin Suriye ordusuna katılımının “entegrasyon” olarak adlandırılmasına mesafeli duran Abdi, süreci 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanması olarak tanımladı. Anlaşmaya göre askeri güçlerinin Suriye ordusunun parçası olmasına karar verdiklerini belirten Abdi, Kürt komutan ve askerlerin orduda yer alacağını, Kürt tugaylarının oluşturulacağını söyledi.

Abdi’ye göre SDG tamamen ortadan kalkmayacak; mevcut yapı farklı bir isim, organizasyon ve askeri yapı içerisinde Suriye ordusunun parçası olacak. SDG komutanlarının da ordu içerisinde görev alacağını belirten Abdi, Kürt gençlerinin kendi bölgelerinde askerlik yapabilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Derik, Kamışlo, Haseke ve Kobani tugaylarının bulunduğunu belirten Abdi, Afrinli SDG mensuplarının da Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı bir tugay olarak Afrin veya çevresinde görev yapması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Abdi, anlaşmaya göre entegrasyonun şubat ayında tamamlanması gerektiğini, ancak sürecin uzadığını belirterek “bu ay içerisinde entegrasyonun tamamen bitmesini hedefliyoruz” dedi.

“En büyük hatam, 10 Mart Anlaşması için yeterli çabayı göstermemem”

Mazlum Abdi, röportajda kendi siyasi pratiğine ilişkin özeleştiride de bulundu. 10 Mart Anlaşması’nın uygulanması için yeterince çaba göstermemesini “en büyük hatası” olarak nitelendiren Abdi, anlaşmada üzerinde uzlaşılan maddelerin hayata geçirilmesi konusunda daha büyük bir mücadele verilmesi gerektiğini söyledi.

Abdi, yeni anlaşmanın da tüm taleplerini karşılamadığını ancak savaşın yeniden çıkmasını önlemek ve huzuru tesis etmek için anlaşmanın uygulanması konusunda bütün enerjisini kullanacağını ifade etti.

Röportajın başka bir bölümünde de SDG’nin geçmiş dönemde yaşadığı askeri geri çekilmeler konusunda özeleştiri yaptıklarını belirten Abdi, Şeyh Maksut başta olmak üzere bazı bölgelerde yaşananların kendi içlerinde soruşturulduğunu ve sorumluların birbirlerinden hesap sorduğunu söyledi. Ancak geri çekilme kararının, savaşın Kürt bölgelerine yayılması üzerine bu bölgeleri korumak amacıyla alındığını savundu.

“Kürtçe seçmeli ders olamaz”

Abdi’nin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Kürtçe eğitimin geleceği oldu.

Kürtçe meselesinin Şam ile yürütülen müzakerelerde “ilk ve en temel gündem maddesi” olduğunu söyleyen Abdi, Rojava’da 15 yıldır Kürtçenin eğitim dili olarak kullanıldığını ve üniversite seviyesine kadar ulaştığını belirtti. Bu nedenle Kürtçenin yeniden yalnızca “seçmeli ders” haline getirilmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.

Abdi, temel hedeflerinin Kürtçenin resmi eğitim dili olarak kalması olduğunu, bunun yanında Kürt öğrencilerin Arapça da öğrenmesi konusunda esnek olduklarını ifade etti. Bu konuların çözümü için karar yetkisine sahip kişilerden oluşan bir komisyon kurulduğunu ve son görüşmelerde ilerleme sağlandığını söyledi.

Kürt kimliği ve haklarının anayasaya girmesini istiyor

Abdi, yeni Suriye anayasasında Kürt kimliği, Kürtçe ve Kürtlerin haklarına ilişkin maddelerin yer alması gerektiğini söyledi.

Geçici anayasanın 10 Mart Anlaşması’ndan önce hazırlandığının kendilerine aktarıldığını belirten Abdi, bu nedenle üzerinde anlaşılan maddelerin mevcut metne dahil edilemediğini söyledi. Gelecekte yeni bir anayasa hazırlanması halinde Suriye Cumhurbaşkanı’nın imzaladığı maddelerin anayasaya girmesi gerektiğine dair söz verildiğini aktardı.

Abdi’ye göre bu kazanımların kalıcı hale gelmesinin en önemli güvencesi ise Kürt siyasi güçlerinin ve Kürt halkının birliği.

“Kürtlerin devletin inşasında yer alması için fırsat doğdu”

Abdi, mevcut siyasi tabloyu Kürtler açısından “iyi bir fırsat” olarak değerlendirdi. Suriye’nin kuruluşu ve bağımsızlık süreçlerinde Kürtlerin devletin bir parçası olamadığını belirten Abdi, şimdi ise yeni Suriye’nin inşasında yer alma fırsatı doğduğunu söyledi.

SDG’nin Suriye devlet kurumlarının parçası olma kararı aldığını belirten Abdi, Kürtlerin Suriye devletinin içinde yer almak istediğini söyledi. Şam’ın Kürtlere siyasi makamlar vermeye hazır olduğuna inandığını belirten Abdi, bunun için askeri birleşme sürecinin biraz daha ilerlemesinin beklendiğini aktardı.

“SDG sonrası siyasi boşluk oluşmamalı”

SDG’nin Suriye ordusuna katılmasıyla bölgede siyasi bir boşluk oluşabileceği uyarısında bulunan Abdi, bu boşluğu dolduracak siyasi bir temsilin hazırlanması gerektiğini söyledi.

Abdi, SDG’nin 15 yıldır bölgede siyasi bir iklim ve gündem oluşturduğunu belirterek askeri yapının değişmesinin ardından bunun ortadan kalkmaması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle diğer Kürt siyasi güçleri ve şahsiyetlerle birlikte bir “siyasi üst kurul” oluşturma hedefinin sürdüğünü söyledi.

Abdi, söz konusu yapının parti, cephe, hareket veya başka bir oluşum şeklinde kurulabileceğini; kendisi açısından önemli olanın SDG’nin geçişi sonrasında oluşacak boşluğun siyasi yollarla doldurulması olduğunu belirtti.

“ABD ve Avrupa bize ihanet etmedi”

ABD ve Avrupa’nın SDG’ye sırtını dönüp dönmediği sorusuna da yanıt veren Abdi, “Bize ihanet ettiklerini söyleyemem” dedi.

ABD ve Avrupa’nın IŞİD’e karşı mücadele kapsamında kendileriyle birlikte olduğunu, ancak hiçbir zaman Kürt davasının tamamını destekleme veya Kürtler için bir statü oluşturma sözü vermediklerini belirten Abdi, kendilerinin de bu konuda bir söz almadığını söyledi.

Abdi, ABD ile ilişkilerin hâlâ sürdüğünü, ancak gidiş gelişlerin azaldığını söyledi. Avrupa ile de iletişimlerinin devam ettiğini belirten Abdi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un özellikle 29 Ocak Anlaşması konusunda önemli çaba gösterdiğini ve anlaşmanın siyasi garantörü olduğunu söyledi.

SDG’ye yönelik ABD yardımının ise uzun süredir devam etmediğini belirten Abdi, geçmişteki desteğin de kamuoyunda zaman zaman abartıldığını söyledi. ABD askerlerinin bölgede bulunduğunu ve bazı özel birimlere silah ve bütçe desteği sağlandığını, ancak SDG’nin tamamının aynı şekilde desteklenmediğini ifade etti.

IŞİD için uyarı: “Tehlike bitmedi”

Abdi, IŞİD tehdidinin sona ermediğini de söyledi. Örgütün yeniden organize olduğunu ve faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Abdi, IŞİD’in önceki dönemden farklı olarak Suriye’nin büyük şehirlerine de sızdığını söyledi.

Abdi’ye göre örgütün kapasitesi geçmişteki düzeyde olmayabilir ancak yayılım alanı genişledi ve şehirlerde de varlık göstermeye başladı.

Petrol Suriye devletine devredildi

Röportajda Rojava’daki petrol kaynaklarının geleceği de gündeme geldi.

Abdi, Rimeylan, Suveydiye ve diğer petrol bölgelerinin resmi olarak Suriye devletine devredildiğini ve Petrol Bakanlığı’na teslim edildiğini söyledi. Bu bölgelerde Amerikalı şirketlerin çalıştığını belirten Abdi, petrol dosyasının artık Suriye devletinin elinde olduğunu ifade........

© Medyascope