menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Saraçhane protestolarında tutuklanan gençler anlatıyor: “Mesele İmamoğlu değil, sen hâlâ anlamadın mı?”

31 0
19.03.2026

Son güncelleme: 19 Mart 2026 -

Saraçhane protestolarında tutuklanan gençler anlatıyor: “Mesele İmamoğlu değil, sen hâlâ anlamadın mı?”

19 Mart 2026 Perşembe

Tutuklanan gençlerle protestolara katılma motivasyonlarını, cezaevinde ve adli süreçte yaşadıklarını konuştuk. Gençlerden bazıları, İmamoğlu için değil kendi gelecekleri için protestolara katıldıklarını belirtirken bazıları da Türkiye’deki kötü gidişata karşı Saraçhane’ye gittiklerini belirtti.

19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Saraçhane’deki protestolarda tutuklanan 301 gençten üçü ile konuştuk.

Berkay Gezgin, Emircan Yılmaz ve Berke, 19 Mart protestolarının yıl dönümünde bir araya geldiğimiz gençler. Saraçhane protestolarında tutuklanan gençler eylemlere katılma motivasyonlarını, cezaevinde ve adli süreçte yaşadıklarını anlattı.

Saraçhane protestolarında tutuklanan gençler, protesto motivasyonlarının sadece İmamoğlu değil, ülkedeki genel gidişata karşı olduğunu belirtti.

Gençler, cezaevi süreçlerinde hem fiziksel hem de psikolojik şiddetle karşılaştıklarını anlattı.

Yargı sürecinin adil olmadığını, savunmalarının dikkate alınmadığını ifade ettiler.

Protestolara katılmanın kendilerine cesaret verdiğini ve toplumda bir değişim arzusunu güçlendirdiğini vurguladılar.

Berkay Gezgin, sosyal medyada kendilerine yönelik asılsız iddiaların gençleri itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu belirtti.

Yılmaz: “Mesele İmamoğlu değildi”

Emircan Yılmaz, 23 yaşında. İstanbul’da üniversite öğrencisi ve Part time çalışıyor. Kendisini Sosyalist olarak tanımlıyor. CHP veyahut herhangi başka bir siyasi partiye üye değil. Protestolarda tutuklanmasının ardından cezaevinde 63 gün kaldı

Emircan Yılmaz, protestolara gitme sebebini, sadece İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına değil, ülkedeki genel gidişata tepki olduğunu ifade etti:“Bizler sadece İmamoğlu’nun tutuklanması üzerine gitmiş bulunduk ama olay aslında İmamoğlu’nun tutuklanması değildi.

Üniversitelerin kayyumlaştırılmaması, öğrencilerin KYK yurtlarında ölmemesi, MESEM’lerde çocukların katliama uğramaması gibi birçok başlık zaten birikmişti. Biz de aslında bu birikmişlik ile gittik. Muhalefetin en önemli isimlerinden birinin tutuklanması gibi bir olay yaşanınca, tüm bu birikmişliği haykırabileceğimiz bir alan bulduk. Burada mesele İmamoğlu değildi. İnsanlar bunu anlamıyor.”

Yılmaz, gözaltı sonrası götürüldükleri Vatan Emniyet’te fiziksel şiddetten çok, yoğun bir psikolojik baskıyla karşılaştıklarını ifade etti. Süreci “fiziksel olmasa da gerçekten psikolojik şiddet hat safhadaydı” sözleriyle tarif eden Yılmaz, nezaret koşullarının bilinçli olarak kötü tutulduğunu savundu:

“En alt katta kokular içinde nezarette kalıyorsunuz. Lavaboların kapısı açık, onun kokusu var. Çöpler ağzına kadar dolmuş, asla boşaltılmıyor. Orada tamamen sizi psikolojik olarak çöktürmeye yönelik, bilerek yapılmış hareketler.”

“Hakim yüzüme bakmadı”

Emircan Yılmaz, hâkim karşısına çıktığında savunmasının dikkate alınmadığını ve sürecin çok kısa sürdüğünü ifade etti:

“Hâkimin karşısına çıktım ama yüzüme bile bakmadı. Sözümü bitirmeden direkt ‘çıkabilirsin’ diyerek kapı önüne çıkardı. Aradan beş dakika geçmeden tutuklama haberi geldi. Orada olay formaliteydi. Tutuklanacağımız belliydi.”

“Koğuşta fareler vardı, su yoktu”

Yılmaz, cezaevinin ise kötü şartlarını anlatırken kendilerine adli suçlu gibi davranıldığını anlattı:

“İlk önce Metris cezaevine gönderdiler. Sekiz erkektik Metris cezaevine gittiğimizde. Bizi geçici bir koğuşa koydular. Koğuşun içinde fareler vardı, su yoktu. Çok zor koşullardı. Sanki biz ülkenin herhangi bir suç işlemiş, adli bir suçluymuşuz gibi davranılıyordu.”

Emircan, protestolara katıldığı için pişman olmadığını vurgularken, iktidarın gençlerden korktuğunu savunuyor:

“Hiç pişman değilim. Keşke gitmeseydim demedim. Tutuklanmamak tabii ki iyi olurdu, çünkü arkamızda gözü yaşlı ailemiz oluyor, onlar çok üzülüyor. Ama pişmanlık yok. Her sesini çıkaran kişiyi içeri atıyorlar. Bu da aslında iktidarın ne kadar korktuğunun göstergesi.”

Emircan Yılmaz, yaşadığı süreç sonrasında yargıya ve devlete........

© Medyascope