Bireysel Farklılıklara Saygı: Zenginliğimizin Kaynağı
Toplum olarak en çok yaptığımız hata, "normal"i tek bir kalıba sıkıştırmak. Sanki herkes aynı hızda yürümeli, aynı tonda konuşmalı, aynı şeylere gülmeli. Oysa hayat, tek tip bir fabrika bandı değil. Farklı düşünmek, farklı hissetmek, farklı yaşamak; bir eksiklik değil, bir zenginlik işaretidir.
Bir çocuk matematikte parlayabilir, diğeri müzikte. Biri sahneye çıkar, diğeri kitapların arasında kaybolur. Biri herkesle konuşur, diğeri tek başına dinlenir. Hangisi "doğru"? Hangisi "yanlış"? Hiçbiri. Çünkü her birey, kendi doğrusunu yaşar.
"Hoşgörü" kelimesi, aslında biraz sorunlu. Çünkü hoşgörmek, bir şeyi "kabul etmesem de katlanırım" demek gibi. Oysa saygı, daha derin bir kavram. Saygı, "senin farklılığın benim dünyamı zenginleştirir" demektir. Saygı, ötekileştirmeden, yargılamadan, etiketlemeden; insanı olduğu gibi görmektir.
Bir insanın ten rengi, dili, dini, cinsel yönelimi, fiziksel ya da zihinsel özellikleri; onun değerini belirlemez. Değeri belirleyen, insanlığıdır. Ve insanlık, farklılıklarla var olur.
Çocuklarımıza "herkes aynı........
