Nasıl atlayacağız bu badireyi?
Ahmet İnsel uzunca bir süredir Türkiye’ye gelmiyor. Türkiye’den uzak kalmanın insani götürüleri olduğu kadar, işiniz siyasi analizse, bazen kimi getirileri de olabilir. Sizi gündelik siyasetin iç gerginliğinden uzak tutar, geniş açıyla bakmanıza imkan verir, baktığınız yeri dünya koşulları içinde düşünmemize zemin hazırlar.
İnsel, Birikim dergisine böyle yazılar yolluyor. Son yazısını yayınlanmadan önce göndermişti bana. “Çok beğendim, dergi çıkınca haber ver, kullanmak isterim” dedim. Bugün mesaj geldi dergi yayınlanmış.
“Yitirileni değil yeniyi ararken” başlığını taşıyor bu çok katmanlı bir yazı bu. Bugün onu misafir etmek istiyorum.
Dünya halini kısaca tarif etmiş:
“Trump, Putin, Orban, Modi ve elbette Erdoğan vb. muktedirler, hükmettikleri toplumların tarihî ve sosyo-ekonomik farkları içinde aynı dilden konuşuyorlar. Ve sadece konuşmuyorlar. Bu söylenenlerin tahrifat ve düpedüz yalan olduğunu düşünüp söyleyenlerin hayret ve çaresizlik içinde bakışları karşısında, söyledikleri şeyleri yapıyorlar da. Hepsinin ortak amacı, güçler ayrılığını kağıt üzerinde muhafaza ederken, pratikte etkisizleştirip işlevsiz hale getirmek. Putin ya da Tayyip Erdoğan gibi, bu dönüşümü gerçekleştirmek için uzun süreli iktidar avantajına sahip olanlar, lider-parti-devlet bütünleşmesini hayata geçirebiliyorlar. Böylece........
