TÜRKİYE'DE İFLAS TASFİYESİNİN KURUMSAL YETERSİZLİĞİ SORUNU
I. Genel Olarak
İflas tasfiyesi, alacaklıların menfaatlerinin korunması, borçlunun malvarlığının doğru ve şeffaf biçimde yönetilmesi ve ekonomik değer kaybının önlenmesi bakımından son derece teknik ve uzmanlık gerektiren bir süreçtir.
Buna rağmen Türk hukukunda iflas tasfiyesinin, özel olarak yetiştirilmiş profesyonel bir kadro yerine büyük ölçüde icra daireleri ve tasfiye memurları eliyle yürütüldüğü görülmektedir.
Bu çalışmada, Türkiye’de iflas tasfiyesini yürüten kadroların hukuki statüsü, mesleki yeterliliği ve kurumsal kapasitesi dikkate alınarak, mevcut sistemin etkinliği eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir.
İflas tasfiyesi, yalnızca borçlunun malvarlığının paraya çevrilmesi süreci değildir. Aynı zamanda:
- Alacaklılar arasındaki dengeyi koruyan,
- Borçlunun kalan ekonomik değerini maksimize etmeyi amaçlayan,
- Hukuki, mali ve ticari uzmanlık gerektiren
çok boyutlu bir faaliyettir.
Bu nedenle modern hukuk sistemlerinde iflas tasfiyesi, sıradan bir idari işlem olarak değil; yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren profesyonel bir alan olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de iflas tasfiyesinin gerçekten bu anlayışla yürütülüp yürütülmediğinin ciddi bir biçimde sorgulanması gerekir.
Keza, Türk hukuk literatüründe iflas tasfiyesi çoğunlukla normatif çerçevesiyle ele alınmakta; tasfiye sürecini yürüten kadroların kurumsal yeterliliği ve uzmanlık düzeyi ise müstakil ve sistematik bir incelemeye konu edilmemektedir.
II. İflas Tasfiyesinin Niteliği ve Türk Hukukunda Tasfiyenin Yürütülme Biçimi
İflas tasfiyesi sürecinde şu hususlar birlikte değerlendirilmek zorundadır:
- Ticari defterlerin incelenmesi,
- Şirket değerlemesi,
- Alacakların sınıflandırılması,
- Davaların ve........
