VELAYET KAPSAMINDA KARDEŞLERİN FARKLI EBEVEYNLERE VERİLMESİ SÖZ KONUSU OLUR MU?
Velayetin kime ait olduğu ve bunun temel sistemi Türk Medeni Kanunu’nun 335, 336, 337 ve 339 uncu maddelerinde anlatılmıştır. Bu maddelere göre; ergin olmayan çocuk anne ve babasının velayeti altındadır ve evlilik birliği devam ettiği sürece çocuğun velayetini anne ve baba birlikte kullanır. Velayet anne ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise kendisine bırakılan tarafa verilir.
Boşanmalarda velayet en önemli başlıklardandır. Çocuğun anneye mi babaya mı verileceği, çocuğun hangi ebeveyniyle daha rahat bir hayat süreceği, velayet verilirken hangi noktalara dikkat edileceği önemlidir. Velayet düzenlemelerinde esas alınan temel yaklaşım çocuğun üstün yararıdır. Hâkim; tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, toplumsal gelişimi açısından en uygun çözümü araştırır ve gerektiğinde raporu aldırır, idrak çağındaki çocuğu da dinleyebilir.
Yargıtay içtihatlarına göre çocuğun velayeti verilirken şu ilkeler gözetilir:
1.Üstün yarar ilkesi: Velayette asıl olan çocuğun üstün yararıdır; tarafların kusuru/ sosyal konumu gibi etkenler çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır.
2.Kardeşlerin ayrılmaması ilkesi: Birden fazla çocuk varsa, genellikle kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması tercih edilir. Yargıtay bir kararında bunu açıkça belirtmiştir; ‘‘... aksinin kabulünü gerektirir ciddi bir sebep bulunmadıkça; velayet düzenlemesinde, çocukların kardeşlik ve paylaşım duygusunun gelişimi için "kardeşlerin birbirinden........
