menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel mücadele ve Türkiye

35 0
30.04.2026

Küresel Güç Mücadelesi ve Türkiye’nin Stratejik Konumu

1.Çok Kutuplu Dünyaya Geçiş

Soğuk Savaş sonrası oluşan tek kutuplu sistem, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren yerini çok kutuplu ve rekabetçi bir uluslararası düzene bırakmaktadır. NATO, Avrupa Birliği, Çin ve Rusya gibi aktörler arasındaki güç dengesi; enerji, ticaret yolları ve askeri kapasite üzerinden yeniden şekillenmektedir.

Bu dönüşüm, klasik güvenlik anlayışının ötesine geçerek enerji arz güvenliği, su kaynakları, kritik mineraller ve teknolojik üstünlük gibi alanları da küresel rekabetin merkezine yerleştirmiştir.

2.Askeri ve Jeopolitik Rekabet:

Son yıllarda artan bölgesel çatışmalar ve büyük güç rekabeti, askeri dengeleri yeniden tanımlamaktadır.

Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenlik mimarisini kökten değiştirmiştir.

ABD ile Çin arasında Tayvan merkezli gerilim, küresel güç mücadelesinin Pasifik ayağını oluşturmaktadır.

Orta Doğu’da İran ile İsrail arasındaki gerilim, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kritik önemdedir.

Bu bağlamda Türkiye, üç kıtanın kesişiminde yer alması nedeniyle hem NATO’nun güney kanadında kilit bir askeri aktör hem de bölgesel krizlerde dengeleyici bir güç olarak öne çıkmaktadır.

3.Enerji Jeopolitiği: 

Petrol, Doğal Gaz ve Yeni Enerji Hatları, 

Enerji, küresel siyasetin en belirleyici unsurlarından biri olmaya devam etmektedir.

Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin yaklaşık ’sinin geçtiği kritik bir yerdir 

Doğu Akdeniz, son yıllarda keşfedilen doğal gaz rezervleriyle rekabet alanına dönüşmüştür.

Rusya’nın Avrupa’ya gaz arzındaki rolü, savaş sonrası dönemde ciddi şekilde sorgulanmaktadır.

Türkiye ise: TANAP ve TürkAkım gibi........

© Habererk