CHP dünya siyasal tarihinin en eşsiz partisidir. Yöneteceği ülke kurulmadan önce kurulmuş olması, ülkesinin kurtuluş mücadelesine öncülük ederek tamamlaması ve kuruluşun her safhasında fikriyatını devrimler aracılığıyla yaşamla buluşturması bu eşsizliğin en önemli nedenleridir.

CHP uzun yıllar süren iktidarının ardından demokrasiye olan inancını Çankaya’dan Pembe Köşk’e giden yolda haykırmış, darbelerin karşısında durmaktan bir an geri durmamıştır. Yaşadığı tüm mağduriyetleri, uğradığı tüm iftiraları göğüslemeyi başarmıştır. Kadroları cezaevlerine atılmış, tabanı işinden aşından edilmiş, üyeleri katledilmiş, genel başkanı terör örgütünün silahlı saldırısına uğramıştır.

Bu topraklarda dökülen tek damla kana, bir tek cana sebep olmamış; ama geldiğimiz bu gergin toplumsal ortamda kucaklaşma, bütünleşme, anlaşma gibi bizi birbirimize bağlayacak, bizi yeniden biz yapacak ne kadar sözcük varsa benimsemiş, iş planının en başına yazmıştır. Genel Başkanı’nın “helalleşme” çağrısı ile 100. yılına giderken üzerinde taşıdığı sorumluluğun ne denli bilincinde olduğunu herkese bir kez daha kanıtlamıştır.

Bu bilinçle, 2. yüzyıla doğru CHP’nin en büyük görevi; egemenliğin millete ait olduğunu ifade eden o veciz deyişin, “kayıtsız, şartsız” sözcüklerinin altını çizmesidir. Bir kişiye, bir zümreye terk edilecek egemenlik en başta hukuk sistemimizi çökertecek; bununla birlikte gelen güvensizlik yurttaşlarımızı yoksulluğa mahkum edecektir. Cumhuriyetimizin üzerinde kurulmak istenen vesayete izin verilmeyeceği, bunun için CHP kadrolarının her türlü bedeli ödemeye hazır olduğu ise CHP’nin en üst karar organı olan kurultayının oy birliği ile aldığı kararla tüm dünyaya ilan edilmiştir.

Demokrasi, ekonomik bağımsızlık, dış politikada egemen güçlere boyun eğmemek, bilgi çağını yakalamak, etnik kimlik, yaşam tarzı ve inanç eksenli siyasete son vermek bu ilanın yankılanan ses dalgalarına yazılmıştır.
Tüm bunlar, yeni bir anayasa ile güçlendirilmiş, demokratik bir parlamenter sistemin ürünleri olacaktır. Toplumsal barışımız ve huzurumuz, yeni sistemle çalışan parlamentonun ortak aklının eseri olacaktır.

Stratejik planlama ifadesi duymaya dahi tahammül edemeyen, devleti planlayan teşkilatı yok eden zihniyet tarihin sayfalarındaki yerini alacaktır.
Büyük Taarruz öncesi TBMM’de Kurtuluş Savaşı için “cinnet-i mukaddestir” diyen mebusa kızıp kürsüye çıkarak “Kuvâ-yi Milliye hesaptır hesap” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün akılcı anlayışı 100 yıl sonra yeniden ülkemizin kurtuluşu olacaktır.

Bu yolun anahtarları bilimdir, akıldır. Bu yolun gerekliliği düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli olmaktır. Bu yolun evlatları düşüncesi özgür, vicdanlı nesillerdir. CHP her türlü karanlıktan içeri süzülen parlak bir tözdür. Birlikte kurulan, birlikte korunan, birliğimizi koruyan cumhuriyetimizin teminatıdır.

Tüm bu ağır sorumluluğun bilinciyle; “gelmekte olan geldikten” birkaç ay sonra CHP kuruluşunun 100. yıl dönümünde ülkemizi bağlı olduğu yaşam destek ünitesinden kurtaracak, cumhuriyetin ilanının 100. yılında ise sağlıkla alıp verdiği nefeslerle en güzel şarkılarını söyleyecektir. Sonrası ayağa kalkmak, sonrası yürümek, sonrası koşmaktır. Tüm bunları yapabileceğimize olan inancımız ise tamdır.

Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri,

Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi,

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.

QOSHE - CHP Parti Meclisi Üyesi Hukukçu Umut Akdoğan yazdı: İkinci Yüzyılına doğru CHP - Konuk Yazar
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

CHP Parti Meclisi Üyesi Hukukçu Umut Akdoğan yazdı: İkinci Yüzyılına doğru CHP

4 0 0
12.09.2022

CHP dünya siyasal tarihinin en eşsiz partisidir. Yöneteceği ülke kurulmadan önce kurulmuş olması, ülkesinin kurtuluş mücadelesine öncülük ederek tamamlaması ve kuruluşun her safhasında fikriyatını devrimler aracılığıyla yaşamla buluşturması bu eşsizliğin en önemli nedenleridir.

CHP uzun yıllar süren iktidarının ardından demokrasiye olan inancını Çankaya’dan Pembe Köşk’e giden yolda haykırmış, darbelerin karşısında durmaktan bir an geri durmamıştır. Yaşadığı tüm mağduriyetleri, uğradığı tüm iftiraları göğüslemeyi başarmıştır. Kadroları cezaevlerine atılmış, tabanı işinden aşından edilmiş, üyeleri katledilmiş, genel başkanı terör örgütünün silahlı saldırısına uğramıştır.

Bu topraklarda dökülen tek damla kana, bir tek cana sebep olmamış; ama geldiğimiz bu gergin toplumsal ortamda kucaklaşma, bütünleşme, anlaşma gibi bizi birbirimize bağlayacak, bizi yeniden biz yapacak ne kadar sözcük varsa benimsemiş, iş planının en başına yazmıştır. Genel Başkanı’nın “helalleşme” çağrısı ile 100. yılına giderken üzerinde taşıdığı sorumluluğun ne denli bilincinde olduğunu herkese bir kez daha........

© Gerçek Gündem


Get it on Google Play