İklim göçmeni çiftçiler
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü olarak tüm dünyada kutlanıyor. Ne yazık ki bir bayram havasında geçmesini umduğumuz bu güzel gün dünyanın birçok yerinde son derece buruk geçti çünkü artık çiftçiler yalnızca ürününü değil, yaşadığı toprağı da kaybetme endişesi içinde yaşıyor ve bu da yersiz bir endişe değil… Kuraklık, seller, aşırı sıcaklar bir yandan, borç yükü ve su krizleri diğer yandan; milyonlarca çiftçi üretimden koptu, kopuyor. İklim krizinin yeni göçmenleri artık savaşlardan değil, çatlayan topraktan, kuruyan tarlalardan çıkıyor.
2026’nın ilk aylarında Amerika Birleşik Devletleri’nin tarım kuşağında yaşananlar bu iklim göçünün en dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Kansas, Oklahoma ve Teksas boyunca uzanan Great Plains bölgesinde kuraklık derinleşirken buğday tarlalarının önemli bölümü zarar gördü. Toprak nemi kritik seviyelere geriledi, meralar kahverengiye döndü, hayvan yetiştiricileri sürülerini küçültmeye başladı. Tohum, sulama ve gübre maliyetleri artıyor ve çiftçiler artık ekim yapmanın ekonomik olarak mantıklı olmadığı bir noktaya gelmiş durumdalar.
Sadece bu bölgede mi tarım zora giriyor? Elbette değil… Amerika’nın batısında tablo daha da karanlık: Oregon’da kış boyunca yeterli kar yağmaması nedeniyle dağlardaki kar örtüsü normal seviyelerin çok altına düşmüş, yani yaz aylarında kullanılacak sulama suyu iyiden iyiye azalmış. Çiftçiler şimdiden hangi tarlaları sulayabileceklerini hesaplamaya başlarken, bazı tarlaların sulanamayacağı da ortaya çıkıyor. Kimileri daha az su isteyen ürünlere yöneliyor, bazıları ise toprağının bir bölümünü boş bırakma yolunu seçiyor. Her yıl yangınlarla gündeme gelen Kaliforniya’da ise yıllardır süren........
