We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir OHAL hikayesi: Panoptikonda ‘Gizli Emir’i beklerken

5 2 0
02.11.2019

Özlem Ergun

İngiliz toplum kuramcısı Jeremy Bentham’ın 1785 yılında bir hapishane mimarisi olarak tasarladığı panoptikon, bir dairenin merkezinde yerleştirilmiş gözetleme kulesinin etrafında konumlandırılmış tutuklu hücrelerini içeriyordu.

Panoptikonu sıradan bir hapishaneden farklı kılansa gözetleme kulesindeki gardiyanların hücrelerdeki tutukluları görebiliyorken, tutukluların arkadan gelen ışığın marifetiyle kuledekileri göremez oluşuydu.

Bu haliyle tutuklularda izlenmiyorken bile sürekli bir gözetlenme duygusu yaratan panoptikon, sonu gelmez bir denetim mekanizmasıyla baskıyı hep canlı tutmanın da gayet ‘parlak’ ve etkili bir yoluydu.

Sürekli bir otokontrolün hakim kılınmak istendiği panoptikon hapishanelerde kişi asla ne zaman izlendiğini bilememeli ancak daima öyle olacağından emin olmalıydı ki farkında bile olmadan kendisi gibi değil, olması gerektiği/beklendiği gibi davranabilsin.

Tanrının insanları sürekli gözetlediği mitiyle de yakından ilişkisi olan panoptikonda hedef her ne kadar insanın bedeni gibi görünse de asıl yönelim dolaysız olarak zihni ve onun yönetimini merkezine alıyordu.

Bentham’ın 18. yüzyıl sonralarında kapitalizmin ortaya çıktığı yıllarda icat ettiği bu form, bir hapishane mimarisi olarak hiçbir zaman hayata geçmedi ama toplumların düşünme ve yapıp etme pratiklerini şekillendirmek, onları eğip bükmek için tüm iktidarlar tarafından o günden bugüne çeşitlenmiş araçlarıyla gayet ve hala kullanımda.

Bir hapishane mimarisinin çok ötesine geçen toplumsal karşılık ve anlamlarıyla panoptikon metaforu Michel Foucault’nun da ilgisini çeker. 1975 yılında yayınlanan Hapishane’nin Doğuşu kitabında dünyanın nasıl dev bir panoptikon haline geldiğini anlatır.

Modern iktidarı ‘büyük gözaltı’ diye tanımlayan Foucault, dev bir kule haline gelmiş ‘gözün iktidarı’ndan ve biz onu göremezken, tüm bir toplumu gözetleyen ‘iktidarın gözü’nden söz eder.

Foucault’un panoptikon bağlamında üzerinde durduğu bir başka konu da tek........

© Gazete Karınca