Sayıştay Raporları’nda Müzik ve Güzel Sanatlar Alanı Kurumları…
Ülkemizde 100’e yakın lisans eğitimi veren Müzik ve Güzel Sanatlar alanı kurumu vardır. Elbette, diğer bilim alanları gibi müzik ve sanat alanında da sorunlar bitmek bilmiyor. 1982’de Konservatuvarlar YÖK’e bağlandı ve geldik 2026’ya, ne değişti?, derseniz; unvan alanlar çoğaldı. Ama eser/yayın ortada yok… En büyük sorun Müzik Terminolojisi’nde birleşememek. Bu konuda müziğin ve sanatın ruhundan, estetiğinden ve evrensel dinamiklerinden tamamen uzak, bürokratik reflekslerle hareket eden, bu kurumları vurucu güç olarak kullanamayan rektörler sorumlu olarak birinci sırada yer almaktadır.
Sanat üniversitelerine atanacak yöneticiler, uluslararası sanat camiasında saygınlığı olan ve üniversitenin kendi sanatçı bileşenlerinin onayını almış isimler olmalıdır.
Rektörlük; “birer imtiyaz veya ödül makamı, kendini tanıtma/piar yapma, görev bitince başka bir üst makama atlamak için basamak olarak kullanma yeri” olmaktan çıkarılmalıdır.
“Rektör atamak bu kadar basit olmamalı. Bir üniversiteyi yönetmek; yalnızca bir makamı işgal etmekten ibaret değildir. Üniversitenin kurumsal hafızasını, akademik kültürünü, insan kaynağını, bilimsel kapasitesini ve bulunduğu şehrin dinamiklerini bilmek; aynı zamanda güçlü bir yönetim tecrübesine, akademik birikime ve kurumsal vizyona sahip olmayı gerektirir. Üniversiteyi tanımayan, kurumun kültürünü ve ihtiyaçlarını bilmeyen, bilimsel altyapısı yeterince güçlü olmayan ve yükseköğretim yönetimi konusunda deneyimi bulunmayan bir kişinin yalnızca bir atama kararıyla rektörlük görevine getirilmesi, tartışılması gereken ciddi bir liyakat ve yönetişim meselesidir. Rektörlük, sıradan bir idari görev değildir. Bir üniversitenin bilimsel geleceğine, akademisyenlerinin çalışma ortamına, öğrencilerinin eğitimine ve kurumun toplumsal itibarına doğrudan etki eden stratejik bir sorumluluktur. Yükseköğretimde liyakat, akademik birikim, kurumsal tecrübe, şeffaflık ve hesap verebilirlik temel ölçütler olmalıdır./ Prof.Dr.Kürşat Karacabey, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi”
Göreve gelen rektörlerin/dekanların/müdürlerin vb. başarısı; kurumun ulusal/ uluslararası festivallerdeki görünürlüğü, üretilen projelerin kalitesi, mezunların başarı oranı ve patent/yayın sayıları gibi somut çıktılar ile periyodik olarak ölçülerek elde edilir... Başarısız olan, kurumu geriye götüren rektör/dekan/müdür derhal görevden alınmalıdır.
Yıllardır bütçe paylaşımında ve kadro tahsisinde en son göze alınan kurumlar Müzik ve Güzel Sanatlar alanıdır. Ve hep söylenen, "Ödenek yetersiz, bütçemiz yok."
Öğrenciler teli kopuk çalgılarda çalışmaya zorlanır, tiyatro bölümlerinde dekor yapacak malzeme bulunamazken, Sayıştay raporları kamusal kaynakların sanat yerine başka alanlara nasıl harcandığını açıkça ortaya koymaktadır.
Konservatuvarların teknik altyapısı, konser salonlarının ses yalıtımı için ayrılan bütçeler, rektörlük binalarının şatafatlı tadilatlarına ve lüks makam araçlarının kiralanmasına harcanmaktadır.
Sayıştay denetimlerinde, üniversite envanterinde görünen ama gerçekte ortada olmayan, şahsi kullanım için evlere götürülen pahalı çalgıların hesabı sorulmamaktadır.
Teknik şartnamelere yazılan adrese teslim maddelerle, yandaş firmalardan piyasa değerinin çok üzerinde, kalitesiz çalgılar temin edilebilmektedir.
Türkiye'deki temel müzik kurumları ve bu kurumlara yönelik Sayıştay raporlarından öne çıkan somut/belgeli örnekler şunlardır:
A/Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB)
Opera, Bale ve Senfonik Orkestra faaliyetlerini yürüten en büyük sanatsal kamu kurumudur. Merkez Ankara olmak üzere İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya ve Samsun'da il müdürlükleri bulunur.
1/Mersin DOB: Mersin Devlet Opera ve........
