Enerji fiyatları, faiz artışları ve enflasyon
Bu yazıyı yazarken henüz Fed kararı açıklanmamıştı. Ancak, dünkü karardan önce piyasa konsensüsünün “ ile 25 baz puan artırma şeklinde olması nedeniyle ve Warsh’ın da önceki konuşmalarındaki Fed politikalarına bir “muğlaklık” getirme isteğinin yoğun eleştiriler almasının karşısında bir piyasa “sürprizi” yapmasının da beklenemeyeceği için 25 baz puan artışın gerçekleşmiş olduğunu varsayıyorum.
Esasen, petrol fiyatlarında meydana gelen yüksek artışlarla beraber piyasa artık sene sonuna kadar ikinci bir 25 baz puanlık artışı fiyatlamaya başladı. Bu bağlamda Warsh'ın özellikle önümüzdeki dönemlere ilişkin faiz patikası ve enerji şokunun ikinci tur etkileri hakkındaki mesajı kararın kendisinden daha önemli olacak.
Daha 15 gün önce 80’lerde gezinen petrol fiyatı 108 dolara yükselmiş durumda. Bu gelişmelerle birlikte ABD 10-yıllık tahvilleri de 24 sene sonra psikolojik bir eşik olarak da görülen %5 sınırını aşmış bulunuyor. Normal şartlarda, Fed’in böyle parasal bir sıkıştırmaya gitmesi karşısında uzun vadeli faizlerde bir gerileme olması beklenebilir. Ancak şahsen bir gerileme olmayacağını, olsa bile bunun oldukça kısıtlı kalacağını düşünüyorum. Fed’in faiz artırım kararı beklentilere tamamen yansıdığı için böyle bir gevşemenin zaten kararın çıkmasından önce olması beklenirdi ki, bu olmadı.
Geçen ayki yazımda ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin artışında öne sürülen sebepleri özetlemiş (yüksek kamu borcu, yatırımcıların vade primi isteği, enflasyon endişeleri, Aİ şirketlerinin yüksek........
