menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sessiz risk: Eksik sigorta

1 0
latest

Sigorta kararı aşamasında işletmelerin odağı genellikle prim oluyor. Teklifler masaya yatırılıp karşılaştırılıyor, bütçeye en uygun seçenek aranıyor. Ancak başta sorul­ması gereken kritik sorular çoğu zaman geri planda kalıyor. Bunların başında da sigorta bedellerinin nasıl belirlendiği geliyor.

Sigortada amaç sigortalıyı hasardan ön­ceki durumuna getirmektir. Bu nedenle önemli olan geçmişte ödenen değil, bugün aynı varlığın yerine konulmasının maliye­tidir. Bir varlığın poliçedeki sigorta bedeli­nin, gerçek yerine koyma maliyetinin altın­da kalması eksik sigortaya (underinsu­rance) neden olur.

En sık karşılaşılan hata, muhasebe kayıtla­rının referans alınmasıdır. Muhasebe geçmi­şi kaydeder; sigorta ise gelecekte doğabilecek zararın maliyetini hesaplar. Bu iki yaklaşım arasındaki fark göz ardı edildiğinde eksik si­gorta neredeyse kaçınılmaz hale gelir.

Eksik sigorta bir anda ortaya çıkmaz. Yıl­lar içinde biriken küçük farkların sonucudur. Makine maliyetleri artar, üretim hatlarının kurulum bedeli yükselir, binaların inşa mali­yeti enflasyonla birlikte değişir. Ancak poli­çelerde yazan bedeller çoğu zaman aynı hız­da güncellenmez.

Bugün eksik sigortaya dikkat çekmemin nedeni açık: Riskler yalnızca sahada değil, maliyet tablolarında da hızla değişiyor.

Ortadoğu’da yaşanan krizlerin petrol fiyat­larına etkisi ve enerji maliyetlerindeki artış üretimden taşımaya kadar tüm süreçleri zin­cirleme biçimde etkiledi. Tedarik maliyetle­ri yükseldi, yeni ekipman ve makine alımla­rında beklenmedik fiyat artışları ortaya çıktı. Yatırım gelirlerinin baskı altında kaldığı bir dönemde maliyet artışları belirli kalemlerde değil, tüm bir zincirde yaşanıyor. Bir maki­nenin fiyatı artıyorsa, onun taşınması, kurul­ması ve devreye alınması için gereken tüm maliyetler de artıyor.

Eksik sigortanın yıkıcı sonuçları, 2023 yı­lında yaşanan büyük depremler sonrasında çok net ortaya çıktı. Yıllar önce belirlenmiş sigorta bedelleri artan maliyetler nedeniy­le gerçek değerlerden ciddi şekilde uzaklaş­mıştı. Sigortalı olduğunu düşünen birçok iş­letme, hasar sonrası beklediğinden çok daha düşük tazminat hesaplarıyla karşılaştı. So­run çoğu zaman teminatın olmaması değil, sigorta bedelinin eksik olmasıydı.

Eksik sigorta hesaplaması, sigorta bedeli ile gerçek yerine koyma maliyetinin karşılaş­tırılmasına dayanır (nispet kuralı). Eğer bir varlık gerçek değerinin altında bir bedelle si­gortalanmışsa, hasar anında ödenecek taz­minat da aynı oranda azalır ve kalan tutar iş­letmenin kendi kaynaklarından karşılanmak zorunda kalır.

Üstelik etkisi yalnızca eksik tazminat al­makla sınırlı değildir. Beklenen finansal des­tek sağlanamadığında işletmeler nakit akışı sorunu, üretim kesintileri ve müşteri kayıpla­rı gibi zincirleme etkilerle karşı karşıya kalır.

Özetle sigorta bedellerinin güncellen­mesi bir tercih değil, sistemin sürdürüle­bilirliği için zorunluluktur.

Bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Dünya reasürans piyasası, geniş veri setle­ri sayesinde sigorta bedellerinin güncelliği konusunda giderek artan bir kaygı taşıyor. Özellikle enflasyon ve ithalata bağlı maliyet artışlarının yoğun olduğu ekonomilerde bu risk çok daha kritik hale geliyor.

Eksik sigortayı önlemek disiplin gerek­tirir. Envanter düzenli güncellenmeli, yeni yatırımlar ve satın almalar poliçelere eklen­meli, sigorta bedelleri en az yılda bir kez ye­rine koyma maliyetleri dikkate alınarak ye­nilenmelidir.

Eksik sigorta sorgulama eksikliğinden doğar

Bugünün iş dünyasında karar vericiler fi­nansal riskleri yakından izliyor. Ancak şu soruların yeterince sorulduğunu söylemek zor: Mevcut sigorta bedelleri güncel durumu yansıtıyor mu? Yeni yatırımlar poliçelere da­hil ediliyor mu? Satın almalarda karşılaşılan maliyet artışları sigorta bedellerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor mu?

Şirketiniz sigortalı olabilir. Ama sigorta bedelleri güncel değilse, sigortanın kural­ları nettir. Hasar günü yaşanan tartışmala­rın çoğu, zamanında sorulmayan sorulardan doğar.

O sorular sorulmamışsa, suçlayacak kim­se kalmaz.


© Dünya