We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Şemsiyede güneşe sarıldık

15 2 1
18.09.2021

Türkiye’de ilk kez, İstanbul’da yaşayan Robenson adlı bir İngiliz tarafından üretilmiş, şemsiye. Daha sonra açılan şemsiye atölyelerinde seri üretim yapıldığını, hatta 2000’lerin ilk yıllarında özellikle merhum iş insanı Celal Birsen’in katkılarıyla hatırı sayılır ihracat da gerçekleştiğini biliyoruz. Bugün gelinen noktada Türkiye’nin hala şemsiye ihracatı söz konusu. Ama artık bu topraklarda üretilen şemsiyeler yağmurdan değil, güneşten koruyor! Sektördeki birçok şirketle Türkiye’nin yağmur şemsiyesinde nasıl tamamen ithalata bağlandığını konuştuk. Hepsinin ortak fikri kent hayatında sokak yaşamının değeri azaldıkça, yağmur şemsiyelerine talebin de buna paralel yok olduğu yönünde. Binaların otoparkları arasında otomobillerle mekik dokunan bir yaşamda şemsiyeye yer kalmamış gibi görünüyor. Bu nedenle Türkiye’de yağmur şemsiyesi üretimi yaklaşık 5 yıldır yapılmıyor. Ürünlerin tamamı Çin’den ithal ediliyor.

Diğer yandan şemsiye, icadı itibarıyla zaten yağmuru hedef alan bir ürün değil. MÖ 1200’lerde Mısır’da görülen ilk kullanımının güneşten korunmak üzere olduğu kayıtlarda belirtiliyor. Oradan Roma’ya geçen bu aksesuvarın yapımında genellikle papirüs ve yaprak kullanılmış. Şemsiyeyi yağmur için kullanan ilk millet ise Çinliler. Kağıdı reçineleyerek suya dayanıklı hale getiren Çin, ürüne bugün de dünya çapında hakim olmayı sürdürüyor. Batı dünyasında yağmur şemsiyesine 16’ncı yüzyıldan itibaren İngilizlerin damga vurduğunu söylemek de yanlış olmaz. Yine de orada bile kelimenin kökenini oluşturan “umbra” latince gölge anlamına geliyor. Yani mesele her zaman güneşten kaçınmayı ifade etmiş. Güneşten korunmak için şimdi şemsiyeyle dolaşan pek yok. Ancak evler, dükkanlar, işyerleri gibi yaşam alanlarında güneş ve yağmura karşı kapalı alan oluşturmak üzere ciddi bir........

© Dünya


Get it on Google Play