menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sitelerin güvenlik duvarları ve kuryelerin hak mücadelesi

5 0
02.07.2026

İstanbul Ataşehir’deki Vedat Günyol Caddesi üzerinde bulunan Yakut Sitesi’nde yaşananlar, aslında Türkiye’de her gün binlerce moto kuryenin maruz kaldığı görünmez bariyerlerin, keyfi engellemelerin ve mekânsal dışlanmanın saniyeler içine sıkışmış bir özetiydi.

Sipariş getirdiği sitenin kapısında motorla içeri girmesi engellenen kurye arkadaşımız, siparişin arka kapıdan teslim alınması yönündeki makul talebi de reddedilince sorunu çözmek adına müşterinin uzaktan kumanda ile açtığı kapıdan içeri girdi.

Teslimatı gerçekleştirip binadan çıktığı anda ise sitenin kapısında anlamsız bir agresiflikle, ağır küfürlerle karşılaştı. Küfürle de yetinilmeyip ekmek teknesi olan motosikletine tekme atılarak zarar verildi.

Kuryenin "Müşteri açtı kapıyı" diyerek durumu son derece sakin bir şekilde izah etmeye çalışmasına rağmen yükselen o şiddet, kask kamerası sayesinde dijital dünyaya sızdığı anda haklı bir tepki dalgası başlattı.

Sitenin kapıları kimlere kapanıyor?

Bugün lüks siteler, rezidanslar ve korunaklı gettolar, üst-orta sınıfın kent içinde kendisini sterilize ettiği, kamusal alanları ve sokakları bariyerlerle kapatarak adeta özerk bölgeler ilan ettiği birer kentsel ayrışma odağı haline gelmiş durumda.

Bu mekânlarda muazzam bir sınıfsal çelişki işliyor: İçeride yaşayanlar her türlü hava koşulunda kapılarına ucuz, hızlı ve konforlu bir hizmetin gelmesini istiyorlar; ancak o hizmeti üreten bedeni, o hizmeti taşıyan motorun sesini ve onun temsil ettiği sınıfsal gerçekliği kendi steril alanlarında görmek istemiyorlar.

Kurye, o yapay estetiği bozan bir unsur gibi kodlanıyor. Oysa kuryeler tehlike değil, kent yaşamını ayakta tutan temel ihtiyaçları taşıyor. Moto kuryeler adli sicil belgeleriyle, yasal denetimler altında bu hizmeti yürütürken; asıl sorgulanması gereken, kamusal sokakları kapısına kapı koyarak kapatan bu sitelerin ne kadar yasal olduğudur.

Emekçileri karşı karşıya getiren düzen ve sınıf kardeşliği

Bu olayda en çok dikkat edilmesi ve üzerinde durulması gereken nokta, iki güvencesiz emek grubunun karşı karşıya getirilmesiyse de kuryelerin buradaki sağduyulu duruşudur. Saldırıyı gerçekleştiren ve sonradan site danışmanı olduğu belirtilen kişiler de tıpkı kuryeler gibi bu taşeron, esnek ve güvencesiz çalışma düzeninin birer parçasıdır.

Sistem, mülk sahiplerinin koyduğu kuralları uygulamakla yükümlü olan, kendileri de ağır mobbing altında çalışan site, AVM ya da rezidans çalışanlarını, başka bir emekçiye karşı baskı aygıtı olarak kullanabiliyor.

Ancak kuryelerin hedefi hiçbir zaman kendileri gibi ekmek parası peşinde olan diğer emekçiler değildir. Nitekim olayın ardından Kurye Haber sayfasına başka bir site güvenlik görevlisinden gelen şu........

© Bianet