We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Üç öykü ve üç ders

10 0 0
20.03.2019

Bugün üç farklı öykü ve çıkan sonuçları paylaşacağım.

Kimse bana insanları değiştirme görevi vermedi.

Fakat insanları uyarmamı da kimse engelleyemez.

O kadar çok günlük siyaset yazan var ki, bir eksik ya da bir fazla olmuş kimsenin iplediği yok. O yazılar on yıl sonra anlamsız kelime kalabalığından öteye geçemez.

Yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz sadece kendimiz için değildir.

Bildiklerini paylaştığı için yoksullaşan kimse görülmemiştir.

Ben öldükten sonra arkamdan doğru işler yaptı ve doğru şeyler yazdı demelerini istiyorum.

Öykü 1:

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

“Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?”

“On yılda,” demiş kavak. “On yılda mı” ? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.

-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!

-Doğru, demiş kavak... Çok hızlı büyüdün.

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş........

© Anayurt