menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tayyip Erdoğan, seçimi garantiye aldı!

37 39
yesterday

Tabii ki ironi değil.

Gayet ciddi.

Özgür Özel “geçim yoksa seçim var” diye kürsülerde kendini paralıyor, parçalıyor ama maalesef cümlelerinin sahada pek fazla bir karşılığı yok.

Biz, memlekette geçim yokken de seçim kazanılabildiğini defalarca gördük.

Kitabın ortasından konuşalım.

Lafı dolandırmaya gerek yok ama evvel emir aklımızı bir güzel çalkalayalım. Zira olanı biteni hâlâ “ekonomik hata”, “yanlış siyaset”, “beceriksizlik” diye açıklamaya çalışanlar var.

Zinhar değil.

Bu bir tercih!

Hatırlayalım.

Çıktı, “Faiz sebep, enflasyon sonuç” dedi.

“Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapacağım” dedi. Bilimi, aklı, ekonomiyi, Merkez Bankası’nı, kuralları çöpe attı.

Sonuç ne oldu?

Döviz fırladı.

Enflasyon patladı.

Ekonomi çöktü.

Tayyip Erdoğan, bu memleketin insanını bilerek ve isteyerek fakirleştirdi. Birkaç yıl içinde milleti fukaralıkta eşitledi.

Sadaka ekonomisinin, bu iktidarın ana yakıtı olduğunun altını kalın kalemle çizelim.

Bir yandan fakirliği derinleştirirken, diğer yandan itinayla bu fakirlikten kurtulmanın tek adresi olduğu algısını inşa etti. Böylece hem tabanını genişletti hem de bu tabanı daha ucuza, daha kolay, daha hoyratça yönetebilir oldu.

Asgari artık ücret ortalama ücret haline gelmiş durumda. Üstelik, belirlenen rakam açlık sınırının da altında.

Bugün zengin daha zenginse, fakir daha fakirse, bunun piyasanın şartı değil iktidarın siyasi tercihi olduğunu bir kez daha vurgulamamız lazım.

Yaşadığımız şey, tarihin en pervasız sermaye transferlerinden biridir.

Kimin cebinden alınıyor?

Yurdum insanının.

Kimin cebine konuyor?

Yandaşın, müteahhidin, sonradan görme azgın azınlığın.

Vergi, harç desen boğazımıza kadar. Kazandığımızın neredeyse yarısına devlet el koyuyor. Ama o para ne okula gidiyor, ne hastaneye, ne de çocuğun geleceğine...

Saraya gidiyor, betona gidiyor, yandaşa gidiyor.

Ya biz?

Geçen ay asgari ücrete yüzde 27 zam yaptı.

Memur emeklisine yüzde 18,6.

İşçi emeklisine yüzde 12,19.

Bir de utanmadan “zam yaptık” diyorlar.

Bu zam filan değil. TÜİK’in makyajladığı enflasyona göre verilmiş küçük bir kırıntıdan ibaret.

ENAG'a göre yıllık enflasyon yüzde 56,14. Sokaktaki enflasyon ise yüzde 100’e dayanmış durumda. TÜİK sanki başka bir alemde yaşıyor. Orada enflasyonu hesaplayanlar ya pazara........

© 12punto