menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ama maç, ama mizah: Ne... Ne... Nefes borumuz “Ölü Deniz’de”

218 0
yesterday

Gül, istediğin kadar gülebilirsin!..

Ama, asla güldürme!.. Çünkü, güldürmek suç!..

Havayı, suyu, çalıyı, çırpıyı, ormanı, toprağı, tavuğu, horozu istediğin gibi eleştirebilirsin!.. Durun bir dakika, aslında ondan da pek emin değilim.

Orman maden ocağı açmak için işgal edilmek isteniyor, köylü ormanına, toprağına sahip çıkıyor. At köylüyü içeri, köylünün toprağını, ormanını savunması suç!.. Bunu dile getirmek yine suç!..

Geliyoruz, Balkanların ve Orta Doğu’nun en sarsıcı gerçeğine:

Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyorsun, insanları güldürüyorsun, hooop kardeş ateşle oynuyorsun!..

Aynen öyle oluyor.

Gösterisine “Ölü Deniz” adını veren genç stand-up ustası Deniz Göktaş’ın bir tutuklanma nedeni de, rutin hale gelmiş, hakaret içersin içermesin, sarıldıkları gerekçe, “Cumhurbaşkanına hakaret”.

Masal gibi örnek

Bu suçlamayla Deniz Göktaş’ı içeri attıklarında, aklıma taaaaa 1979’dan kalma bir Süleyman Demirel öyküsü geliyor.

1979’da Başbakan iken, Manavgat’ta bir yurttaş Demirel’e okkalı bir küfür savuruyor. Savcı harekete geçiyor, o kişi tutuklanıyor, Demirel:

“Başbakana hakaret etti diye vatandaş mı tutuklanır?.. Yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı nasıl bunalttık ki, küfür etmiş.

Şikayetçi değilim, adamı hemen bıraksınlar!..”

Masal gibi ama değil, aynıyla vaki.

Bugün Deniz Göktaş’ın........

© T24