GİRESUN PLAJLAR BÖLGESİNDE KIYI KANUNU'NUN İHLALİ VE KUMSALIN FERYADI: EKOLOJİK İNTİHAR
Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla karasal alanın kadim kavuşma noktaları olan kumsallar, bugün sadece doğayla değil, hukuku ve bilimi yok sayan ticari tecavüzlerle de mücadele etmektedir. Giresun'un plajlar bölgesinde yer alan doğa harikası kumsallar, Anayasa'nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, herkesin eşit ve serbest kullanımına açık kamusal alanlardır. Bu kumsal alanlarının korunması bir tercih değil, açık bir şekilde hukuki zorunluluktur. Bütün bunlara rağmen, kumsallar üzerinde özel ticari işletmelerin kendi menfaatleri doğrultusunda büyük paletli iş makineleri çalıştırması, kumları set veya kumsal boyunca duvar haline getirmesi ve neticesinde kıyı çizgisini fiilen değiştirmesi şeklinde de yorumlanabilecek bu müdahale, hukuka açıkça aykırı bir durum olarak karşımızda durmaktadır.
Mevcut Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikler, kıyı ve sahil şeritlerinde yapılan kalıcı ya da geçici nitelikte dahi olsa, doğal yapıyı bozacak her türlü dolgu, kazı, setleme ve duvar gibi müdahaleleri kesin biçimde yasaklamaktadır. Üstelik söz konusu bu yasak, ortada somut bir zarar oluşmasını da beklemez; doğal ve ekolojik dengeyi bozma ihtimali dahi hukuka aykırılık için yeterlidir. Bu itibarla dalga tehdidi gerekçesiyle kafeler zarar görecek diye gece vakti iş makineleriyle izin almadan kumsala girilmesi, ne “koruma” ne de “önlem alma” faaliyeti olarak değerlendirilebilir. Bu tür müdahaleler, ancak yetkili idarenin bilimsel raporlar ve gerekçelere dayalı ayrıca kamu yararını esas alan projeleri ile mümkün olabilir.
Bugün geldiğimiz dramatik noktada, halka ait olması gereken plajların kıyı kanununa açıkca aykırı yapılarla işgal edilmesi yetmezmiş gibi, bu yapıların dalgalardan korunması adına kumsalın doğal dokusuna doğrudan müdahale edilmektedir. Kıyı........
