menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet, gerçekten barış istiyor mu?

12 0
03.01.2026

Türk devletinin yetkilileri ve asli sorumluları, barış ve demokratik toplum sürecine uygun bir yaklaşım içinde değiller.

En başından beri devlet, doğru isimlendirmeyerek, taahhüt ettiği umut hakkını uygulamaktan kaçınarak, çeşitli aşamalarında sürekli arıza çıkartarak sürecin ilerlemesini engellemektedir.

Bütün bu engellemelere rağmen Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan ve Kürt dinamikleri, süreci zorlayarak ve milim milim de olsa ileri taşımaya çalışmaktadırlar. Sayın Öcalan’ın ve Sayın Öcalan’ı başmüzakereci kabul eden diğer Kürt öznelerinin çabalarıyla süreç bir aşamaya gelmiş bulunuyor.

Gelinen bu aşamaya kadar Kürtlerin hiçbir şartını kabul etmeyeceğini söyleyen devlet, sürecin önemine uygun ve gerekli olan adımları atmamıştır. Tam tersine sürecin ilerlemesini şartlara bağlayarak sürecin önünü tıkamaktadır.

Devletin bu amaçla geliştirdiği iki şartın birisi PKK’nin silah bırakmasının, MİT ve askeri kurumlar tarafından teyit edilmesidir. Yani devlet diyor ki, MİT ve ilgili askeri kurumlar, PKK’nin silah bıraktığını onaylamazlarsa süreç yürümez, barış olmaz, demokrasi gelmez.

Öncelikle belirtilmelidir ki PKK yenilmiş ve teslim oluyormuş gibi bir zihniyetle soruna yaklaşan bu pazarlıkçı tutum hem barışı ve demokrasiyi esas almamakta hem de gerçeği ifade etmemektedir. Oysa ki ne barış ve demokrasi olmadan bu süreç ilerleyebilir ne de PKK teslim olmuş veya yenilmiştir.

Ayrıca her konuda tek taraflı hüküm koyucu olarak davranan devletin bu tutumu yöntem olarak da yanlıştır. Çünkü Kürtler, devletin dayatmalarına boyun eğmedikleri için Kürt sorunu yaşanmaktadır ve PKK, güç aldığı Kürt halkı adına devlet ile savaşan taraftır. Dolayısıyla devletin bu gerçeği........

© Yeni Yaşam