menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herkesin bir hesabı var!

29 0
10.10.2026

Herkesin bir hesabı var!

Türkiye’de vatandaşın bir kısmının biriktirecek parası yok, biriktirebilenlerin önemli bir kısmı ise parasını nereye emanet edeceğini düşünüyor. Fon krizi, bu iki soruna üçüncüsünü ekledi maalesef. Bir şeyler ters gittiğinde hesabı kim ödeyecek? Malum, bizde kazancın sahibi hemen bulunuyor da zarar ortaya çıkınca herkes birbirine bakıyor. Paran olsa nereye yatırırsın? Fon krizinden kimi sorumlu tutuyorsun? Birileri paranı kaybettirse faturayı kim ödemeli? Areda Survey’in Eylül 2026 Sosyometresi, bu üç soruya verilen yanıtlarla Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve siyasi açmazını gözler önüne seriyor. Vatandaşın birikim yapmaya imkânı sınırlı, finansal sisteme güveni tartışmalı; ancak kimin sorumlu olduğu ve faturanın kime kesilmesi gerektiği konusunda söyleyecekleri var.

Araştırmaya göre birikimi olsa altına yatıracağını söyleyenler yüzde 43,5 ile ilk sırada. Gayrimenkul yüzde 16,2, döviz yüzde 5,7, TL mevduat yüzde 4,3. Borsa ve yatırım fonlarının payı ise yalnızca yüzde 1,1. Bir de yüzde 29,2 var ki onların birikim yapabilme derdi var, yani birikim yapamıyorlar.

Malumunuz altına yönelmek artık yatırım tercihinden çok, enflasyonla ve ekonomik belirsizliklerle yıllanmış bir korunma refleksi. İnsanlar para kazanmaktan önce ellerindekini kaybetmemeye çalışıyor. Gayrimenkul de farklı değil. Türkiye’de ev, barınma ihtiyacından çok serveti korumanın ve gelecek kuşaklara bir şey bırakmanın aracı haline geldi. Anlayacağınız, parası olan altına ya da betona sığınıyor, olmayan da ay sonuna ulaşmaya çalışıyor.

Peki borsa ve yatırım fonları neden yüzde 1,1’de kaldı? Bu oran yatırımcı sayısını değil,........

© Yeni Şafak