Yaşamakla tasarlamak arasında
Yaşamakla tasarlamak arasında
Hiçbirimizin ne olmak istediğimize dair bir zihinsel ve kalbî mesaisi yok artık; çünkü neredeyse doğar doğmaz birileri bizim yerimize bu kararı veriyor.
Çocuklarımızdan neredeyse daha doğmadan önce onlar için belirlediğimiz bir hikâyenin içini doldurmalarını bekliyoruz. İnsanın kendine ‘tanrısallık’ inşa etme hırsına kapıldığı bir çağın en tahripkâr, en ürkütücü, en boş vehimlerinden biri de bu!
Görünen o ki, gerçekten bir yere varmak istiyorsak, önce önümüze konmuş bütün hazır yol haritalarını yırtıp atmamız gerekiyor.
Her şeyi kendi seçimlerimizle belirlediğimiz meselesini yeterince doğru değerlendiremiyoruz sanki; kendi kararlarımız dediğimiz şeyler zihinlerimizde uyanan düşüncelerden kaynağını alıyor. Bu düşünceleri ortaya çıkardığına inandığımız çevresel şartları biz oluşturmuyoruz. Bulunduğumuz her yere hayatın gidişatı bizi getiriyor. Biz aslında seçimlerimizi soruların ve cevap şıklarının oluşumunda hiçbir dahlimizin olmadığı bir imtihanda o belirli şıklar arasından........
