Gençler ve şiddet-2
Şiddeti önleme ve sağlıklı bir karakter inşası noktasında inanç ekseni üzerinden şu adımlar atılabilir:
Gençler genellikle çevresinden gördüğü “taklidî” bir inanç yapısına sahiptir. Ancak bu yapı, sorgulama döneminde sarsılabilir. İnanç meseleleri baskıcı bir dille değil, akıl ve kalp bütünlüğü içinde anlatılmalıdır. Gencin soruları “günah” veya “ayıp” diyerek geçiştirilmemeli, ikna edici ve genellikle Risale-i Nur eksenli cevaplanmalıdır.
İman, sadece ritüellerden ibaret bir yapı olarak sunulmamalıdır. “Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kişidir” düsturu merkeze alınmalıdır. İmanın; dürüstlük, merhamet, hayvan haklarına saygı ve başkasının hukukunu korumak gibi somut ahlâkî çıktılarla eş değer olduğu vurgulanmalıdır.
Korku odaklı bir din dili (sürekli Cehennem ve azap vurgusu), gençleri dinden uzaklaştırabilir veya onları katı, hoşgörüsüz bir yapıya büründürebilir.
Öncelikle Allah’ın “Rahman” ve “Rahîm” isimleri ön plana çıkarılmalıdır. Sevgi temelli bir inanç, gencin hem kendisine hem de çevresine karşı daha merhametli olmasını sağlar.
Bilindiği gibi, iman, insanı topluma faydalı olma yolunda motive eder.
Gençlere cami, vakıf veya dernek gibi yerlerde sadece “dinleyici” değil, “yapıcı” roller verilmelidir. Yardımlaşma faaliyetlerinde aktif rol alan, bir küçük çocuğun başını okşayan veya bir ihtiyacını gideren gencin ruhundaki şiddet eğilimi, yerini şefkate bırakır.
Gençler bugün binlerce farklı fikir ve akımla karşı karşıya. İnanç değerleri anlatılırken güncel dil ve teknoloji kullanılmalıdır. Gençlerin dijital mecralarda karşılaştıkları fikir karmaşalarına karşı onlara “manevî bir bağışıklık” kazandıracak, okumaya ve araştırmaya dayalı bir model benimsenmelidir.
İnanç, gencin hayatında bir yasak listesi değil; ona huzur, anlam ve başkasına zarar vermeyi engelleyen güçlü bir vicdan........
