Yeni yıla girdik de eve giremedik
Öncelikle Hristiyan vatandaşlarımızın ve Hristiyan dünyasının 25 Aralık Noel bayramında mutluluk ve huzur dolu bir bayram geçirdiklerini umuyorum ve diliyorum. Bugün Noel babanın bile şaşırıp kalacağı bir duruma parmak basacağız. Artık bacasından girilebilecek evimiz yok veya olsada bacalar artık tütmüyor. Biraz açalım.
Yeni yıla girdik sayılır ama pek çoğumuz kapıdan içeri girerken “evim” diyebileceği bir kapının anahtarını cebinde taşıyamadı. Takvim değişti, umutlar tazelendi; fakat konut meselesi yerinde saymadı, aksine biraz daha ağırlaştı. Eskiden yeni yıl için “bu yıl ev alırım” umudu taşınırken şimdi umutlar daha mütevazı; “kira çok artmasın yeter.” Şaka bir yana, bu tablo bir tesadüf değil. Arkasında rakamlar, politikalar ve uzun yıllara yayılan küresel bir hikâye var. Bu yazıda açık bir dille, ev meselesinin ekonomide nereye oturduğunu birlikte irdeleyelim.
Türkiye’de ev sahipliği oranı son beş yılda belirgin biçimde düştü. Bu gerileme tek başına faiz politikasının sonucu değil; ancak kısa vadede konut ve kira fiyatlarını adeta sıçratan ana unsur, düşük faizli kredi dönemleri oldu. 2019’dan itibaren konut fiyatları dolar bazında bile yaklaşık 2–2,5 kat arttı. Bunun nedeni basit bir ekonomik........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde