menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayat bir yarış mı?

22 0
03.10.2026

Nedense, son 25 yıldır ülke ekranlarında yarışmalar ciddi bir yoğunluk kazandı! 

Yakın zamana kadar insanların tuhaf yeteneklerini sergilemek için düzenlenmiş yarışmalar vardı. Yetenek Sizsiniz mesela… 

Pop star arayan programlar bir dönem ülkenin en yoğun izlenen, izlenmekle kalmayıp kahvehanelerde bile tartışılan ekran formülüydü. 

Benim Stilim, Bugün Ne Giysem ve bugün hâlâ devam eden Yemekteyiz gibi yarışmalar da büyük bir kitleye ulaşmaya devam ediyor. 

Uzun yıllardır Survivor gibi programlar ciddi reytingler alıyorlar. 

Pop star arayan yarışmalar şimdilerde sadece sese odaklanmış durumdalar ve O ses Türkiye gibi formatlarda varlıklarını sürdürüyorlar. 

MasterChef gibi yarışmalar dişe dokunur bir kan kaybına uğramadan yollarına devam ediyor gibi görünüyorlar. 

Şahsen, hiçbir zaman bu yarışmaların bir seyircisi olmadım. Fakat uzaktan da olsa bu yarışmaların yapısını, toplumsal etkisini gözlemleme imkânım oldu.  

Bir kere bu yeni yarışma programı formatıyla Türk televizyonları sanki eksen değiştirerek başka bir raya geçtiler. 

Daha önce de yarışma programları vardı elbette. Cenk Koray’lı ya da Erkan Yolaç’lı yarışmaların dokusunu yaşı elverenler hatırlayacaktır. 

Sözünü ettiğimiz programlarda bu doku ortadan kalktı. 

Formatlar sertleşti. İnsani hassasiyetler gözetilmez oldu. Program bir tür performans yarışmasına, ego mücadelesine dönüştü. 

Geçen gün, yaptığı yemeği değerlendiren jürinin önünde kurbanlık koyun gibi hüzünlü ve itaatkâr bakışlarla bekleyen genç bir adamın hazin görüntüsü gözüme çarptı. 

O........

© Yeni Akit