menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tıp doktoru aynı zamanda hekim olmalıdır

28 0
01.11.2026

Makalenin başlığına biraz derinlemesine bakmayanlar, ne demek istediğimi ilk anda anlamayabilirler.

Yarım asra yaklaşan meslek hayatımda edindiğim tecrübelerden süzdüğüm bazı düşünceleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bir kavram kargaşasını ortadan kaldıralım. Doktor olmak başka, hekim olmak başkadır.

Yükseköğretim kurumlarından mezun olup doktora eğitimini tamamlayan akademisyenlere de doktor unvanı veriliyor. Tıp eğitimini tamamlayanlar da doktor unvanını alıyor. Ancak doktor unvanına sahip olmak, iyi bir hekim olmak için tek başına yeterli midir?

Ülkemizdeki tıp fakülteleri her yıl binlerce doktor yetiştirerek sağlık ordumuza önemli katkılar sağlıyor. Devletimiz sağlık sistemine ciddi yatırımlar yapıyor. Buna rağmen sağlık sistemimizin mükemmel olduğunu iddia edemeyeceğimize göre, üzerinde düşünmemiz gereken bazı eksiklikler var demektir.

Peki, nerede hata yapıyoruz?

Tıp eğitimi süresince akla hayale gelmeyecek kadar ayrıntılı bilgiler öğretiliyor. Hastalıklar, ilaçlar, laboratuvar değerleri, anatomik yapılar ve tedavi yöntemleri üzerinde yıllarca eğitim alınıyor.

Ancak insan ilişkileri, hasta psikolojisi, empati, iletişim ve tıbbın temel felsefesi gibi hekimliğin olmazsa olmazları yeterince öğretilebiliyor mu?

Çoğu zaman bunları meslek hayatımız boyunca yaşayarak, gözlemleyerek ve tecrübe ederek öğreniyoruz.

Bir başka açmazımız ise uzmanlaşma sistemi.

Tıp doktoru unvanını aldıktan sonra 4-6 yıllık bir ihtisas süreciyle belirli bir alanda uzmanlaşıyoruz. Elbette uzmanlaşma modern tıbbın vazgeçilmez bir gereğidir. Ancak yalnızca kendi uzmanlık alanına odaklanıp hastayı bir bütün olarak değerlendirememek de önemli bir handikaptır.

Bir başka ifadeyle, ağacın yapraklarını incelerken ormanı gözden kaçırabiliyoruz.

Yarım asra yaklaşan meslek........

© Yeni Akit