menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ermenistan’la değişim mümkün mü?

18 0
05.05.2026

Diplomaside bazı anlar vardır. Kelimeler aynı kalır ama anlamları değişir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 2008’den bu yana Türkiye tarafından Erivan’a yapılan “En üst düzey ziyaret” olması, “normalleşme” sözcüğünü retorikten çıkarıp yeniden bir imkân alanına taşıdı. Orada yaptığı açıklamada “Barışa doğru” vurgusu ise, yalnızca iyi niyet beyanı değil; maliyeti artan bir statükonun yerini, rasyonel bir yakınlaşmaya bırakabileceğinin işareti oldu.

Tarihin yükü

Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın 1993’ten bu yana kapalı oluşu, iki toplumu yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da birbirinden uzak tuttu. 2009’daki Zürih Protokolleri, bir eşik yaratmış ama iç siyaset ve bölgesel gerilimler nedeniyle kalıcı olamamıştı.  Bugün farklı olan, “beklemenin” artık daha pahalı hale gelmesi… Ticaret, lojistik ve güvenlik maliyetleri, donmuşluğun konforunu aşındırıyor, bölge halkının yaşantısını kısıtlıyor ve dar bir ekonomiye hapsediyor.

Denklemi değiştiren kırılma noktası, İkinci Karabağ Savaşı oldu. Azerbaycan’ın sahadaki kazanımları, Ermenistan’ı yeni bir denge arayışına iterken, Türkiye için de Kafkasya’da açılan alanı genişletti. 2022’den itibaren başlatılan “özel temsilci görüşmeleri”, gözle görülmese de önemli gelişmeler getirdi. Benim Brüksel yıllarımdan tanıdığım, Türkiye’nin en parlak diplomatlarından Serdar Kılıç’ın bu süreci bir dantel işler gibi sürdürmesi ve diplomatik adımları hassas bir şekilde atması sonuç getirmeye başladı. Doğrudan uçuşların yeniden başlaması ve üçüncü ülke vatandaşlarına sınır geçişi gibi adımlar, küçük ama geri çevrilmesi zor........

© T24