Ursula von Der Leyen'in Türkiye çıkışı ve Kamu İhale Kanunu'nda AB değişimi
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen Avrupa Birliği’nin genişlemesinin jeopolitik bir zorunluluk olduğunu söylerken bölgenin “Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini” ifade etmiş.
AB çevrelerinde VDL kısaltmasıyla anılan eski Almanya Savunma Bakanı'nın Türk etkisinden tam olarak ne kastettiği röportajın tamamına bakınca net anlaşılmıyor. Ancak Macaristan’da otoriterliğe evrilen Orban’ın seçimleri kaybetmesinin ertesinde konuştuğunu hatırda tutmak gerekir.
O nedenle, Türkiye’ye baktığında ne görüyor diye sorabiliriz. Siyasal İslamcı gelenekten gelen bir partinin iktidarda olduğu bir ülkede muhalefetten 20 belediye başkanının tutuklu olduğunu görerek mi bu ifadeyi kullandı acaba?
İç siyasette ne kadar kanıksandığı tartışılır. Dışarıda da kanıksandığı varsayılsa da iktidarın muhalefete göz açtırmadığı, cumhurbaşkanlığına en ciddi aday İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir düzineyi aşkın belediye başkanı ile hapiste olduğu gerçeği Türkiye’nin neyi temsil ettiğini etkileyecek, marka değerini illa ki gölgeleyecektir.
Yarın bir gün bir göç krizi ya da Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle Türk askerine ihtiyaç duyduklarında, VDL sözlerinden hızla çark edebilir. Nitekim, Komisyon'un genişlemeden sorumlu üyesi de jeopolitik nedenlerden dolayı AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Ancak muhalefetin üzerine amansızca gidilmesi, ülkenin ayağına ister orada ister burada illa ki dolanacaktır.
Normal şartlarda Ankara’daki AB temsilcisi Büyükelçi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak hesap sorulması gerekir.
Ticaret Bakanı'ndan mekik diplomasisi
Aslında bu duruma en çok Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın canı sıkılmış olsa gerek.
Zira Bolat, bu aralar Türk iş dünyası ile Avrupalı yetkililer arasında deyim yerindeyse mekik dokuyor.
En son geçen haftanın başında AB’nin Ankara’daki temsilcileriyle bir kahvaltıda bir araya geldi. Türk şirketleriyle de bir dizi görüşme yapıyor.
Bolat, Türk firmalarının, Made in Europe girişimi nedeniyle Avrupa pazarlarından dışlanmaması için çalışırken, Kamu İhale Kanunu'nda yapılması gereken değişiklikleri de gündemine aldı.
Kamu ihalelerinde yabancılara karşı kendilerine tanınan pozitif ayrımcılıktan vazgeçip geçemeyecekleri konusunda Türk şirketlerin nabzını tuttu. Genel olarak aldığı geri bildirim, Türk firmalarının itirazının olmayacağı yönünde oldu. Türk iş dünyasının, Avrupa’daki kamu ihalelerinden dışlanmanın getireceği kayba oranla, Türkiye’deki ihalelerde yabancılara karşı kaybedecekleri avantajları o kadar........
