menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’nın “budalalığı” (I)

11 0
previous day

Trump tarzı sağ popülizm ile Biden tarzı sol liberalizm arasında bölünmüş bir görünüm veren ABD’nin liderliğindeki Batı ittifakında son yıllarda bazı AB liderlerinin sergilediği çapsızlık “ortada gerçek bir budalalık mı var” sorusunu sorduruyor.

Kendisini ABD liderliğinin tutarsız görünen politikalarının dahi şaşmaz takipçisi konuma indirgeyen Avrupa’nın “golleri de kapattığı bu köşeden yemesi,” son yıllarda yoğun şekilde tanık olduğumuz hususlar. AB’nin rekabet gücünü ateşleyebilecek ucuz enerji kaynaklarından kendisini mahrum bırakacak tutumlara savrulması, bir sanayisizleşme sürecine girmesi, kimi ülkelerin çareyi askeri Keynesyenizmde aramaya başlaması, Rusofobi dışında ufuk tanımayan liderlerin tepe kadrolarda önlerinin açılması bu sürecin en belirgin yansımaları.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas gibi atanmış isimler bu sürecin baş aktörleri gibi görünse de, 2021- 2025 tarihleri arasında Almanya Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş Annalena Baerbock ile bu ülkenin bugünkü şansölyesi Friedrich Merz gibi seçilmişlerin de sergilenir görünün “budalalalığı” büyütmedeki payları büyük. (Annalena Baerbock’un çok başarılıymış gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanlığına atanmış olmasını ve Dış İşleri Bakanlığı sonrası orada görev yaptığını da hatırlatalım.)

Slovakya Başbakanı Robert Fico, Rusya’dan ucuz doğalgaz almayı sonlandırarak AB’nin sanayideki rekabet gücünü iyice zayıflatan Avrupa Komisyonu karar ve tutumlarının “ekonomik” sonuçlarını, geçtiğimiz günlerde şu sözlerle hicvediyordu: “Ruslar Amerikalılara standart fiyatlar üzerinden gaz ve petrol tedarik edecek… ve Amerikalılar da bunun üzerine yüksek kâr marjı koyup Avrupa’ya satacaklar. Yahu biz [Avrupa] bu denli budala mıyız?”

Fico’nun bu manidar sorusuna şu sıralar “hayır” diyebilen pek çıkmıyor. Tanık olanları zaman zaman şaşkınlığa da sevk eden bu tip “budalaca” görünen politikaların en çarpıcı örneklerinden birine geçen yıl tanık olduk. Ursula von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi sonrası, AB’nin ABD’den 750 milyar dolar değerinde enerji (LNG, petrol, nükleer yakıt) satın almayı içeren kapsamlı bir ticaret anlaşmasında mutabık kaldıklarını açıkladı. Avrupa’nın Rusya’dan ucuz enerji tedarikini 2028’e kadar tedrici bir şekilde sonlandırma kararını temel alan söz konusu duyuru,........

© T24