menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Abdul Hamid Mahmoud Qardaya: Yıkımın Ortasında Hayatları Yeniden İnşa Eden Bir Fizyoterapist

44 0
20.04.2026

Savaşlar, ölmüşler kadar geride kalmışların da yaşamını tahrip eder. Giden, acısını geride kalanların yangın yeri yüreklerinde bırakır da gider ama kalanların acısı türlü türlüdür. Yetimi yetimdir, öksüzü öksüz, dulu dul, sakatı sakat... ne kadar detaylandırılsa da bu liste, savaşın toplum üzerinde yarattığı ağır travmaların, kayıpların tamamını kapsamaktan uzaktır. İnsanlığın küre çapındaki son utançlarından olan Gazze savaşı, daha doğrusu Gazze soykırımı, söz konusu ağır kayıplar listesinin en zengin, en çeşitli olanlarından birini temsil ediyor.

Gazze’de İsrail işgal güçleri tarafından gerçekleştirilen soykırımın tek kurbanları ölenler değil evet. On binlerce çocuğu, kadını, savunmasız yaşlıyı ve daha nicelerini yaşamdan koparan bu barbarlık ayrıca geride telafisi imkânsız kayıplar yaşayan devasa bir nüfus bırakmıştır. Ama bütün yoksunluğuna, kayıplarına ve acılarına rağmen Gazze halkı ortaya koyduğu direnç ve iradeyle adeta insanlığın yaralı onuruna bir müsekkin olmuştur. Barınma, beslenme, su sanitasyon, sağlık, güvenlik, eğitim ve diğer kamusal hizmetlere asgari düzeyde bile erişimi olmayan savaş yorgunu bu devasa nüfus, yaraya merhem olmak için çırpınan, acıları dindirmek için canhıraş koşturan nice insanın çabasıyla ayakta durmaktadır. Bu yazıda bu fedakâr, fedakâr çünkü bu yoksunlara hizmet için ortaya yaşamını koyan, bunun için canından olan birinden, fizyoterapist Dr. Abdülhamid Mahoud Qardaya’nın yaşamından, çabasından bahsedeceğim biraz. 

Abdul Hamid 30 Nisan 1982'de, Gazze’nin köklü ailelerinden Qardaya’ya mensup bir ailede dünyaya geldi. Geniş bir sosyal çevrede ve kalabalık bir ailede büyüyen Abdül Hamid ilk ve orta eğitimini Gazze’de bir devlet okulunda tamamladı. En büyük hayali bir sağlıkçı olmaktı. Büyüdüğü mahallede sadece bir öğrenci olarak değil, toplumsal dayanışma gruplarında aktif, öne çıkan gençlerden biriydi. Erken yaşlarda sağlık alanına yönelmesindeki temel motivasyonun, çevresinde savaş nedeniyle sakat kalan insanları görmesi olduğu aktarılmaktadır.[1] Oldukça başarılı geçen lise eğitiminin ardından Gazze’deki El- Ezher Üniversitesinde okumaya hak kazandı. El Ezher Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi bölümünden 2005 yılında başarıyla mezun oldu Ardından Kudüs Üniversitesi'nde İş Terapisi alanında uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik kariyeri, net bir vizyonu yansıtıyordu: sadece fiziksel yaralanmaları değil, aynı zamanda fonksiyonel iyileşmeyi de ele almak.

Özel yaşamı hakkında oldukça ketum olan Dr. Abdul Hamid Mahmoud, muhtemelen 2010 yılında kendisi gibi bir eğitimci/sağlık çalışanı olan Gazzeli bir hanımla evlendi. Bu evlilikten Mahmud ve Elias adında iki çocuk sahibi oldu. Çocuklarına ve eşine karşı sevgi dolu, yüksek sorumluluk sahibi bir eş ve babaydı. Küçük yaşlarından itibaren, savaşın sıradan hayatı tekrar tekrar kesintiye uğrattığı bir yerde yaşamanın ağırlığını anlamıştı, ancak geri çekilmek yerine kararlılıkla karşılık vermeyi seçti. Böylece mücadele ve sorumluluk üzerine kurulu fedakâr bir yaşamı 43 yıl boyunca azimle sürdürdü.

Profesyonel iş hayatına........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü