MOBBİNG KONUŞULURKEN…
Türkiye ve Dünya’yı yerin üstündeki gerçek cennet haline getirmeye çalışan tüm gönüllü insanları alkışlıyorum. Geçmişte yaşamış ve yaşamakta olanları, hatta gelecekte doğacakları.
Bir kez daha yineliyorum.
Sevgi, dostluk ve barış içinde yaşanacak Türkiye ve Dünya’yı, hatta uzaydaki gezegenleri silahlı ve geniş yetkililer değil, gönüllüler sağlayacaktır. Evet, evet, sağlayacaktır, sağlayacaktır, sağlayacaktır.
Bu nedenle, yaşadıkça, çocukların kanlarının, annelerin gözyaşlarının akmadığı, akıtılmadığı, ölüm bombalarının yağmadığı, yağdırılmadığı, ölümcül dumanların yükselmediği, ahların ve vahların duyulmadığı, korku ve güvensizliğin olmadığı ülkeleri ve Dünya’yı sağlamak için emek ve ömür katanların yanında yer almayı, yazılarımla, konuşmalarımla ve hareketlerimle sürdüreceğim.
Soldan, İstanbul Milletvekili Elif Esen, İlhan İşman, Av. Hacer Türk, Doç. Dr. Ceyhun Güler, Doç. Dr. Hicran Atatanır, Dr. İlkay Başak Adıgüzel.
Ne mutlu bana böyle, suya temiz bir damla, havaya temiz bir nefes, bu hedef için temiz bir emek ve en değerli zamanımı katmak fırsatı bulduğum, belki de biraz daha bulacağım için.
Ancak, keşke dediğim bir gerçek daha var.
İnsanların bulunduğu, çalıştığı, eğitim gördüğü alanlarda mobbing dahil tüm şiddet türlerinin, bir daha geri gelmemek üzere tarihin derinliklerine gömüldüğünü, silahların ve zararlı maddelerin üretilmediğini, askerlerin ve polislerin silahsız, copsuz ve tomasız olduğunu, ayrıca sayılarının azaldığını, çünkü suç ve suçluların kalmadığını, ancak hiç kimsenin işsiz, sosyal güvenlikten yoksun bırakılmadığını, herkesin ücretsiz eğitim ve sağlık olanaklarına erişebildiğini, herkesin doğal........
