Fikrimiz mi Var, Tarafımız mı?
Bir futbol takımını tutar gibi siyasetçi tutmaya başladığımızda, aslında düşünmekten biraz vazgeçiyoruz.
Çünkü takım tuttuğumuzda rakibin attığı gole üzülür, bizim takımın attığı gole seviniriz. Hakem hata yaptığında kızar, kendi takımımızın yaptığı hatayı ise bazen görmezden geliriz. Futbolda bunun adı taraftarlıktır ve hayatın içinde oldukça masum bir karşılığı vardır.
Ama aynı alışkanlık siyasete, topluma ve hatta inançlara taşındığında mesele değişiyor.
Bir siyasetçinin her söylediğine doğru demek, onun her kararını savunmak, yanlış yaptığında bile mutlaka bir gerekçe bulmak artık desteklemek değildir. Bu, zamanla düşüncenin yerini sadakate bırakmasıdır.
Oysa bir insanı desteklemekle onun bütün fikirlerini kabul etmek aynı şey değildir.
Hatta belki de gerçek destek, gerektiğinde “Burada yanlış yaptın” diyebilmektir.
Bugün siyasi tartışmaların önemli bir kısmına baktığımızda bunu görmek mümkün. İnsanlar çoğu zaman “Ne söylendi?” diye bakmıyor. “Bunu kim söyledi?” diye bakıyor. Sevdiği isim söylediyse doğru, karşı olduğu isim söylediyse........
