Ümit Özçelik'in kaleminden: Küçük kızın düşleri..
Yağmur, on bir yaşındaydı. Adı gibi gökyüzünü severdi. Geceleri babasıyla birlikte evlerinin küçük balkonuna çıkar, yıldızları seyrederdi. Babası ona takımyıldızları gösterir, her birine birer hikâye uydururlardı.
Bir akşam, Yağmur okuldan üzgün döndü. Öğretmeni onun çizdiği resmi beğenmemiş, “Gerçek dışı,” demişti. Yağmur, yıldızların mor olduğu bir gökyüzü çizmişti.
Balkona çıktı, sessizce oturdu. Az sonra babası geldi, elinde iki sıcak çay.
“Bugün yıldızlar biraz buruk sanki,” dedi babası.
Yağmur başını salladı. “Resmime gerçek dışı dediler. Oysa ben öyle görüyorum. Belki yıldızlar mor olmalı.”
Babası gülümsedi, kızının omzuna hafifçe dokundu.
“Belki de senin gördüğün gökyüzü, bir gün herkesin görmek isteyeceği gökyüzü olur. Gerçek, bazen bir çocuğun hayal ettiği şeyle başlar.”
O gece gökyüzü bulutluydu ama Yağmur babasının gözlerinde yıldızlar gördü.
Ve o........
