Cübbesi Yamalı, Yüreği Cilalı Bediüzzaman
Bediüzzaman ve talebeleri defalarca hapishaneye konulurlar. Bunlardan ikincisi 1943 yılında Denizli’de yaşanır. Dünyaya beş para ehemmiyet vermeyen, yetmiş yamalı cübbeyle idare eden Bediüzzaman o gün cübbesini Hâfız Ali Ergün’e verdiği için mahkemeye yakalı pardösüyle gider. Duruşmadan bir gün önce meydancı, “Hocalar! Hocalar!” diye bağırır. Fakazlı o sırada koridordadır. Etraf karanlıktır. Ses var, görüntü yoktur.
“Ne istiyorsun?” der.
Meydancının elinde Üstad’ın paltosu vardır.
“Bunu hoca gönderdi. ‘Yamasınlar.’........
