Yeni anayasa mı, önce mevcut anayasaya sadakat mi?
Yeni anayasa tartışmaları yeniden gündemde. “Darbe anayasasından kurtulalım”, “sivil anayasa yapalım” deniliyor. Elbette Türkiye’nin daha demokratik, daha özgürlükçü ve millet iradesini esas alan bir anayasaya sahip olması hepimizin arzusudur.
Ancak benim sormak istediğim çok daha temel bir soru var:
Bugünkü Anayasa’da ne eksik de yapmak isteyip yapamıyorsunuz? Hangi anayasa maddesi milletin hangi sorununu çözmenize engel oluyor?
Ekonomiyi düzeltmek için yeni anayasa mı gerekiyor?
Emeklinin insanca yaşayabileceği bir maaş almasına mevcut Anayasa mı engel?
Asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın ve memurun hakkını teslim etmek için yeni anayasa mı şart?
Kamuda israfı önlemek, liyakati esas almak ve yolsuzluk iddialarının üzerine kararlılıkla gitmek için mevcut Anayasa mı mani oluyor?
Adaleti güçlendirmek, vatandaşın mahkemelere ve devlete güvenini artırmak için hangi anayasa maddesinin değişmesi gerekiyor?
Bunların cevabını milletin bilmeye hakkı vardır.
Mesele yalnızca anayasanın metni değildir
Anayasa elbette önemlidir. Fakat dünyanın en güzel anayasasını da yazsanız, eğer uygulamada hukukun üstünlüğü gözetilmiyorsa o metnin tek başına ülkenin sorunlarını çözmesi mümkün değildir.
Mevcut Anayasa’nın hükümlerine ne ölçüde uyuyoruz?
Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı tartışma konusu oluyorsa, kuvvetler ayrılığı konusunda ciddi eleştiriler yapılıyorsa, yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge sorgulanıyorsa, ifade ve basın özgürlüğü sürekli tartışılıyorsa önce bunlara cevap vermek gerekir.
Çünkü vatandaş........
