menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazzeli Esir Doktor…

10 0
14.04.2026

Enkaza dönmüş bir şehrin tam ortasında, karanlığı yırtan beyaz önlüğü ve ölüme meydan okuyan çelik zırhlı imanıyla demirden canavarların üzerine tek başına yürüyen, Gazzeli bir doktorun hikâyesiydi bu… Tarihi bir fotoğraf karesiyle hafızalarımıza kazınan cesur doktor; karşısında karanlıklar ordusunun askerleri olmasına rağmen Filistinli çocukların gözyaşlarıyla dolu küfesi sırtında, bu ateşten yokuşu tırmanmak ve halkının özgürlüğü için ayakta kalmak zorunda olduğunu çok iyi biliyordu.

Fazla değil üç beş adım attıktan sonra ruhlarını şeytana satan askerlerin eline düşecekti. Buna rağmen kendi adına en ufak bir tedirginlik yaşamadı. Aklında sadece geride bırakacağı tedaviye muhtaç Gazzeli çocuklar vardı. Kendisini bekleyen katiller sürüsüne, dik ve vakur duruşundan taviz vermeden teslim oldu.

Siyonist askerler, tutsak aldıkları doktorun şifa dağıtan iki eline kelepçe, gözlerini ise siyah bir bandana taktıktan sonra onu askeri bir araca bindirmişlerdi. Araç, kötülüğüyle nam salmış İsrail’deki Ofer Hapishanesi’ne doğru son sürat yola çıkarken, Gazzeli çocuklar ise doktor amcalarının veda haberiyle adeta yıkılmıştı.

Günler geçtikçe tutsak doktor, kendi toprağından koparılan bir gül gibi hücresinde yavaş yavaş sessizliğe gömülüyordu. Onun için artık zaman ve mekân anlamını yitirmiş; gecesi gündüz, gündüzü de gece olmuştu. Öyle ki kaç gündür hücrede olduğunu bile........

© Milat