Suriye için ikinci yol: parçalanma, gerilim ve bölgesel tırmanma ihtimalleri /Türkiye’nin tarihi kararlılığı- 2
Bir önceki yazımızda Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruduğu, Şam yönetiminin ülkenin tamamında merkezi otoriteyi yeniden tesis ettiği birinci senaryoyu ele almıştık. Ancak Suriye'nin önündeki gelecek bundan ibaret değildir. Bugün sahadaki çok aktörlü yapı, farklı dış müdahaleler ve özellikle ülkenin güneyinde yaşanan gelişmeler, Suriye'nin başka istikametlere de sürüklenebileceğini göstermektedir. Bu nedenle meselenin yalnızca “Suriye yeniden birleşecek mi?” sorusuyla değil, “Birleşemezse nasıl bir Suriye ortaya çıkacak?” sorusuyla da değerlendirilmesi gerekiyor.
İşte asıl tehlike burada başlıyor. Çünkü bir devletin parçalanması her zaman sınırların değiştirilmesi veya resmî bağımsızlık ilanıyla gerçekleşmez. Bazen merkezî otoritenin aşınması, yerel silahlı yapıların güçlenmesi, dış aktörlerin himayesinde fiilî yönetim alanlarının oluşması ve düşük yoğunluklu çatışmaların kalıcı hâle gelmesi, ülkeyi görünüşte tek parça; gerçekte ise birbirinden kopuk güvenlik bölgelerine dönüştürebilir. Suriye'nin güneyinde başlayabilecek bir modelin kuzeye, kuzeydoğuya veya başka bölgelere emsal teşkil etmesi, yalnızca Suriye'nin geleceğini değil, Türkiye'nin güney sınırındaki güvenlik mimarisini de doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden önümüzdeki tabloyu üç ihtimal üzerinden okumak gerekiyor: fiilî parçalanma,........
