Ağlayan bir ümmet mi, yürüyen bir nesil mi?
İnsanlık tarihi, aslında iki insanla başladı…
Birisi hakkın tarafında durdu…
Birisi nefsinin, kibrinin ve şeytanın tarafında…
Ve o gün başlayan mücadele, bugün hâlâ devam ediyor…
Adem Aleyhisselam’dan bugüne kadar bütün peygamberlerin ortak çağrısı aynıydı:
“İnsanları kula kulluktan kurtarıp Allah’a kul yapmak…”
Çünkü insan, başıboş yaratılmadı…
Bir amaç için gönderildi…
Ruhlar âleminde Rabbine;
“Sen bizim Rabbimizsin” dedi…
Sonra dünyaya gönderildi…
İyiliğin yeryüzüne hâkim olması için…
Peygamberler sadece birer haberci değildi…
Onlar yürüyen Kur’an’dı…
Hayatın içine inmiş hakikat önderleriydi…
Bu yüzden Allah, Peygamber Efendimiz için:
“Onun hayatında sizin için güzel örnekler vardır” buyurdu…
Ama ne yazık ki bugün Müslümanların büyük kısmı, Peygamberi sadece sevilecek bir şahsiyet gibi görüyor…
Hâlbuki O, takip edilmesi gereken bir önderdi…
Hayatın merkezine konulması gereken bir rehberdi…
Bir zamanlar bu ümmetin çocukları vardı…
Tarık bin........
