Atışmayın, konuşun…
Yeni partilerin kuruluşunda ortak iki davranış vardır. Birincisi ayrıldığı partiyle farklılığını ortaya koyan söylemleri öne çıkarması, ikincisi halkın desteğini almak için iktidara yüklenmesidir. Bu şekilde medyanın ve kamuoyunun dikkatini çeker.
Bazı liderler ayrıldıkları parti hakkında olumsuz konuşmazlar. Bazısı ise ağır eleştiride bulunur, hakaret eder, tepeden bakar. Böylece kamuoyuna güçlü bir parti kurduklarını göstermeye çalışır. İktidara yüklenirken halkın sıkıntısını kendilerinin gidereceğini, çözümü kendilerinin bulacağını söyleyerek halkı yanına çekmeye çalışır. Örneğin AKP’nin kuruluşunda “Millî Görüş gömleğini çıkardık” diyen Erdoğan, CHP’ye “Halkı aç bıraktı”, Ecevit’e “İhtiyar, yürüyemiyor, benzin aşırı zamlandı” diye sert eleştiride bulunmuştu. Zaman içinde AKP’yi “kurumsallaştırdı”.
Müsavat Dervişoğlu MHP’ye karşı her zaman nazikti, Fatih Erbakan, Ali Babacan da aşırı sert konuşmadan kaçındılar. Özgür Özel ise hem CHP’den ayrılırken hem de Yeni Parti’yi kurarken hedefine Kemal Kılıçdaroğlu’nu aldı ve hedefte tutmaya devam ediyor. İktidara dönük eleştirileri ise Yeni Parti’nin kurumsal yapısı şekillenirken başladı. Giderek........
