Romantik bir şövalyenin göz yaşları: Zor bir çağa girdik!
Bir paradigmanın sonundayız da diyebilirsiniz. Eski model yürürlükten kalkmış gibidir. Daha bile önemlisi, o paradigmayı ayakta tutan payandalar çökmüştür.
Eski ilişki kalıpları artık geçerli değildir. Yenilerine ihtiyaç vardır.
Çöken paradigmaya Klasik ya daa Liberal Demokrasi paradigması diyebiliriz.
Bilim ve Aydınlanma’nın ürünü bu paradigmanın gerekli ve işlevsel kıldığı kurumlardan birisi de basın özgürlüğüydü: Rasyonel insanların topluca bilgilenmiş bir kamu haline gelebilmeleri için özgür ve açık bir ortamda aydınlatılması zorunluydu.
İnsanlık mutlu bir geleceğe doğru ilerliyordu. Bu yolculuk varoluşsal bir oyundu ve kuralları vardı.
Örneğin, toplumu yönetenler ile halkı bilgilendirme misyonunu yükleneler, yani politikacılarla gazeteciler arasındaki ilişki hakkındaki kurallar…
Bu ilişki, bir “temas ve mesafe” ilişkisi olmak zorundaydı. Gazeteci elbette olayların ve onu yaratanların yakınında, onlarla temas içinde olacaktı. Ama bir yere kadar; aradaki ilişkiyi ben hep........
