menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yatırım Fonlarının Tasfiyesinde Özel Kanun Teklifi: SPK ve TMSF'ye Geniş Tahsil Yetkileri

20 0
10.10.2026

TBMM'ye sunulan kanun teklifi, SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiye sürecine alınan fonlardan, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış olanlar için özel bir hukuki mekanizma öngörüyor. Fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarılan varlıkların geri kazanılması, sorumluların kişisel malvarlığından kamu alacağı usulüyle tahsilat yapılması ve ceza soruşturmalarında elkonulan değerlerin yatırımcılara aktarılması amaçlanıyor. Kamu bütçesinden kaynak aktarılmadan yatırımcı zararlarının giderilmesini hedefleyen teklif, SPK ve TMSF'ye tanıdığı yetkiler nedeniyle mülkiyet hakkı ve hukuki güvenceler bakımından da önem taşıyor.

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihinde başlattığı yatırım fonlarının tasfiyesi sürecinde, tamamlanamayan işlemler ve yatırımcı zararlarının giderilmesi için özel bir kanuni düzenleme gündeme geldi. AK Parti milletvekillerinin imzasıyla 9 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan dokuz maddelik teklif, tasfiyesi devam eden fonların mevcut varlıklarının nakde çevrilmesinin yanı sıra hukuka aykırı işlemlerle fonlardan çıkarılan değerlerin geri alınmasını ve sorumlulardan tahsilat yapılmasını öngörüyor.

Teklif, fonlardan çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zarardan sorumlu kişilerin belirlenmesi ve bunların malvarlığından tahsilat yapılması için SPK ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) özel yetkiler tanıyor. Ceza soruşturmalarında elkonulan varlıkların yatırımcılara ulaştırılmasını kolaylaştıran hükümler de aynı düzenlemede yer alıyor.

Düzenlemenin ayırt edici yönü, yatırımcıların kayıplarının devlet bütçesinden karşılanması yerine, fonlardan çıkarılan varlıkların ve sorumlulardan tahsil edilecek değerlerin geri kazanılmasının esas alınması. Bunun için özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan zararların giderilmesinde kamu alacaklarının tahsiline özgü yetkilerden yararlanılması öngörülüyor.

TBMM'de 2/3939 esas numarasıyla kaydedilen teklif, 9 Ekim itibarıyla Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunuyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)

Bir milyon liralık ara ödeme nasıl yapılacak?

Yatırımcılar açısından en önemli hükümlerden biri, tasfiye tamamlanmadan ara ödeme yapılabilmesi.

SPK, 1 Ekim 2026 tarihinde Tera, Pusula, Atlas ve Hedef portföy yönetim şirketlerinin fonları bakımından ek bir tasfiye usulü açıklamış; yatırımcılara her fon için ayrı ayrı 1 milyon lirayı aşmayan ara ödeme yapılacağını duyurmuştu. Dolayısıyla ara ödeme imkânı kanun teklifiyle ilk kez ortaya çıkmıyor. Teklif, daha önce idari kararla başlatılan uygulamayı özel kanuni hükümlerle düzenliyor.

Teklifin 4. maddesine göre ara ödemeler, ilgili fonun tasfiye malvarlığından karşılanacak. Ödeme tutarı belirlenirken yatırımcının fona yatırdığı ve fondan çektiği paralar esas alınacak.

Farklı tarihlerde yapılan yatırımların hesaplanmasında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılacak. Yatırımcının fondan para çekmiş olması halinde ise ilk giren ilk çıkar yöntemi uygulanacak.

Böylece geçmişte yatırılmış tutarlar, belirlenen endeksleme yöntemiyle güncellenerek net yatırım tutarı hesaplanacak. Ancak bu hesap, yatırımcı lehine bağımsız ve kesin bir tazminat alacağı oluşturmuyor; tasfiye malvarlığının yetersiz kaldığı durumlarda ödemelerin belirlenmesine hizmet ediyor.

Ara ödeme hesabında ise endeksleme uygulanmadan bulunan net yatırım tutarı üst sınır oluşturuyor. Bu tutarı 1 milyon liranın altında kalan yatırımcılara net yatırımları kadar, 1 milyon lira veya üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.

Para piyasası fonları dışındaki fonlarda ayrıca yatırımcının hesabındaki katılma paylarının ödeme hesabından önceki gün için belirlenen toplam değeri aşılamayacak.

Bir milyon liralık üst sınır, devlet tarafından sağlanan bir ödeme garantisi anlamına gelmiyor. Fonun tasfiye malvarlığında yeterli nakit bulunmaması halinde SPK, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılmasına veya bütün yatırımcılar için asgari bir ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.

Ara ödeme karşılığında katılma payları hemen iade edilmeyecek. Yapılan ödemeler, nihai tasfiyede yatırımcının hak kazandığı tutardan mahsup edilecek.

Bu yöntem, özellikle küçük yatırımcıların tasfiye tamamlanıncaya kadar beklemesini önleyebilir. Buna karşılık fonların nakit imkânları birbirinden farklı olduğundan bütün yatırımcıların aynı zamanda ve aynı miktarda ödeme alması beklenmiyor.

Fonlardan çıkarılan varlıklar geri alınacak

Teklifin hukuken en önemli hükümleri, fon malvarlığından çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına ilişkin 5. maddede bulunuyor.

Düzenleme, yalnızca açıkça mevzuata aykırı işlemleri değil, görünüşte hukuka uygun olmakla birlikte fonun menfaatine hizmet eden gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan işlemleri de kapsıyor.

Karşılıksız veya muvazaalı kredi, borç, avans, teminat, alım satım, devir, temlik, repo ve ters repo işlemleriyle ilişkili taraflara ya da üçüncü kişilere aktarılan değerler, fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış sayılabilecek.

Bunların yerine geçen veya değerlendirilmesiyle elde edilen malvarlığı değerleri de geri kazanım kapsamına alınabilecek.

Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Bu şirketten tamamen veya kısmen tahsilat yapılamaması ya da tahsilatın mümkün olmayacağının açıkça anlaşılması halinde, zararda sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi malvarlığına başvurulabilecek.

Sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları dönemdeki işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

Bu hükümler, fon zararlarının yalnız portföy yönetim şirketlerinin mevcut malvarlığıyla karşılanması yerine, hukuka aykırı işlemlerden sorumlu diğer kişilere de ulaşılmasını amaçlıyor.

Özel hukuk zararına kamu alacağı usulüyle tahsilat

Teklifin getirdiği en önemli yeniliklerden biri, zararların belirlenmesi ile tahsilat işlemlerinin farklı kamu kurumları arasında paylaştırılması.

SPK, denetim ve incelemeler sonucunda her fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve bunların sorumluluk miktarlarını........

© Hukuki Haber